(743 S. K. m. 623, 624, 625, 671)
Dava: Davacı tarafından, davalılar aleyhine 10.9.1998 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 16.2.1999 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, Karşıyaka Mahallesi 1998 tarih 8 sıra nolu taşınmazın maliki olduğunu, yola bağlantısının olmadığından davalılara ait 4 sıra nolu yerden bedeli karşılığında geçit tesisine karar verilmesini istemiştir.
Dosyada mevcut tapu kayıtlarına göre, taraflara ait 4 ve 8 sıra nolu kayıtlar aynı kök tapudan gelmekte olup taraflar müşterek maliktirler. Davacı taşınmazı zeminde taksim ettiklerini beyan etmiştir. Mahkeme, diğer tapu maliklerine de davayı yöneltmesi için davacıya mehil vermiş, ancak onun, zeminde taşınmazı kullanan şahıslara karşı dava açtığını, diğer maliklere davayı yöneltmek istemediğini beyan etmesi üzerine, taraf teşkili sağlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
Bir davada olayları anlatmak taraflara, hukuki nitelemeyi yapmak ise hakime aittir. Taraflar taşınmazda hissedardırlar. Bir hissedar diğerini dava ederek geçit hakkı istemiştir. Her ne kadar geçit hakkından bahisle dava açılmış ise de, burada tarafların müşterek malik olarak birlikte kurdukları bir yararlanma durumuna aykırı hareketin önlenmesi amaçlanmıştır. Mahkemenin Medeni Kanununu 623-624 ve 625 maddeleri uyarınca araştırma yaparak, taksimde taraflar arasında bir yararlanma anlaşması ya da uzun müddetten beri tarafların ses çıkarmayarak ve uyarak kendi yarattıkları yararlanma durumu olup olmadığını var ise bu duruma aykırı bir davranış ile davacının yararlanmasının engellenip engellenmediği üzerinde durarak ve delilleri bu yönde değerlendirerek sonuca gitmesi gerekir. Davayı bu şekilde yorumlayarak sonuca gitmek paylı mülkiyet esaslarına da uygun olur. Müşterek mülkiyette bir hissedar diğerinden geçit isteyemez. Böyle bir talep olduğu takdirde yukarıda yazılanlar doğrultusunda hareketle bir sonuca ulaşmak gerekirken yazılı gerekçeyle red kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle, yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.11.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy