(743 S. K. m. 661) (3091 S. K. m. 1)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 13.1.1998 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın husumet yönünden reddine dair verilen 21.6.1999 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, yağmur sularının doğal akışının değiştirilerek, taşınmazı içinde bulunan zeytin ağaçlarına zarar verdiğini ileri sürerek bunun önlenmesini istemiştir.
Davalı, Köy Tüzel Kişiliği davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, yağmur sularının doğal akışının köyün yol yapım çalışmaları sırasında Köy Hizmetleri İl Müdürlüğünce değiştirildiği bu nedenle Köy Tüzel Kişiliğinin davada sıfatının bulunmadığı gerekçesi ile davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyize getirmiştir.
Dava, komşuluk hukukuna aykırı davranışın giderilmesi istemine ilişkindir. Köy Hizmetleri İl Müdürlüğünce, davalı Hisarlık köyünde yol yapım çalışmaları yapılırken yağmur sularının doğal akışı değiştiğinden, sular davacının taşınmazına akmaya başlamış ve bunun üzerine de davacı suların bu akış yönünü kendince değiştirmiştir. Bu defa Köy Tüzel Kişiliğince Kaymakamlığa başvurularak davacının 3091 sayılı yasaya göre bu tecavüzün önlenmesi sağlanmıştır.
İşte davacı bunun üzerine Köy Tüzel Kişiliği aleyhine bu davayı açarak, köyün el atmasının ve suların zarar vermesinin önlenmesini istediğinden. davanın çekişme çıkaran Köy Tüzel Kişiliği aleyhine açılması doğrudur. Köye husumet yöneltilmesi yerinde görülmüştür.
Bu nedenle mahkemece mahallinde yerel bilirkişi aracılığı ile keşif yapılmalı yağmur sularının doğal akışının değiştirilip değiştirilmediği belirlenmeli yağmur sularının doğal akışının değiştirildiği anlaşıldığı takdirde, bu yüzden davacı taşınmaz ve ağaçlarının zarar görüp görmediği, zarar görmüş ise bunun ne şekilde ve hangi yollarla giderileceği hususunda uzman bilirkişilerden rapor alınmalı, bu arada nizalı kesimin değeri de saptanarak mahkemenin görevli olup olmadığı da gözönünde tutularak ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Bu yönler gözetilmeden davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle; temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine. 30.11.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy