(818 S. K. m. 355, 356)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.6.1993 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14.7.1999 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Arsa sahibi ile yüklenici arasındaki inşaat sözleşmesi gereğince yükleniciye bırakılan dükkanlardan birini satın alan davacı, arsa sahibi ve yükleniciyi dava ederek tescil istemiş, inşaatın % 95 oranında tamamlandığına dair 2.11.1998 tarihli bilirkişi raporuna istinaden eksik kalan % 5 karşılığı 3 milyar lira davacıya depo ettirilerek mahkemece tescile karar verilmiş, hükmü davalı arsa sahipleri temyize getirmiştir.
Dairemizin 14.4.1997 tarihli bozma ilamı doğrultusunda mahkemece yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda inşaatın % 95 oranında tamamlandığı belirtilmiş ve buna göre hüküm kurulmuş ise de Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/173 D. İş dosyasında davalı arsa sahiplerinin 1.9.1998 tarihinde yaptırdıkları tespit sonucu verilen 14.10.1998 tarihli raporda; inşaat sözleşmesi gereğince yüklenicinin yaptırması gereken bazı işlerin arsa sahiplerince yaptırıldığı, bu noksanlıkların parasal karşılığının 1.772.000 TL olduğu; gerek önceki raporda, gerekse mahkeme kararında arsa sahiplerinin bu yöne ilişkin iddia ve delillerinin değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. Eğer yüklenici edimlerini tamamen yerine getirmemiş ise ve bu noksan bıraktığı işlerde pek az bir boyutta bulunur, bir başka anlatımla arsa sahipleri tarafından tahammülü mümkün ölçülerde eksik kalırsa bu eksikliklerin yükleniciden bağımsız bölüm satın alan kişi veya kişiler tarafından tamamlanması veya tutarının para olarak ödenmesi suretiyle noksanlığın karşılanması hallerinde tescil isteme haklarının varlığı kabul edilebilir. Somut olayda yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı bu aşama itibariyle yüklenici ve halefi için tescil isteme hakkı doğmadığının kabulü gerekir. öte yandan inşaat sözleşmesinde yüklenicinin iskan ruhsatı alması gerektiği koşulu da mevcut bulunduğundan; inşaatın % 95 oranında tamamlanmış olması halinde dahi eksik kalan kısmın para olarak ödenmesi suretiyle tescilin mümkün olamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 02.12.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy