(818 S. K. m. 213)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 8.9.1998 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı cebri tescil, mümkün olmadığı takdirde tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; cebri tescil isteminin reddine, tazminat talebinin kabulüne dair verilen 28.6.1999 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ve davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Karar: Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı cebri tescil mümkün olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, cebri tescil isteminin reddine, tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili ve davalı temyize getirmiştir.
Dosya kapsamına, toplanan kanıtlara, kanuni gerektirici sebeplere göre davalının temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince:
Davalı, dava konusu taşınmazdaki miras hissesi için davacıya satış vaadinde bulunmuştur. Satış vaadi sözleşmesinin incelenmesinden, davacı ile davalının kardeş oldukları, davalının anne ve babasından kendisine intikal eden miras hissesini satmayı vaat ettiği ve geçerli bir satış vaadi sözleşmesi bulunduğu anlaşılmıştır. Bu durumda, satış vaadi alacaklısı da satış vaadi borçlusu da iştirakçi paydaşlar arasında bulunduğundan satış vaadi sözleşmesinin ifa olanağının varlığının kabulü gerektiğinden mahkemece de yanlara ait deliller toplanıp neticesine göre karar vermek gerekirken aksine düşüncelerle tescil isteminin reddi ile tazminat talebinin kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç:1- Davalının temyiz itirazları yerinde görülmediğinden REDDİNE,
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 14.12.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy