Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 28.9.1996 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşmada sonunda; 6 sayılı parsel yönünden davanı kabulüne dair verilen 10.9.1999 ünlü, hükmün Yaargıtayca incelenmesi advlılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüe karar verildikten sonra dosya ve içerisideki ütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı alacaklı İcra İflas kanununun 94. maddei reğince 6.9.1996 tarihinde verilen yetki belgesine dayanıp 28.9.1996 tarihinde tapu iptali ve kendisine borçlu Aslan adına tescil istemiştir.
Mahkemece, davacının alacağını karşılamaya yeterli olduğu gerekçesi ile sadece 6 sayılı parsel yönünden davanın kısmen kabüne karar verilmiştir.
Davalılar vekili hükmü temyiz etmiştir.
Dosyanı incelenmesinden borçlu Aslan 5.4.1996 tarihinde dava konusu 6 sayılı parseli daval Sami'yi tapudan satış yaptığı ancak aynı gün yani 5.4.1996 tarihinde Tarsus Noterliğinin (düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi) ile 6 sayılı parseli tekrar geri almıştır. Bu defa davacı alacaklının 1996/2629 sayılı icra takibi dosyasında borçlu Aslan'ın 5.4.1996 tarihli noter satış vaadi sözleşmesi ile satın almış bulundğu taşınmaz üzerine bu sözleşmenin tapuya şerhi ve üzerine ihtiyati haciz konması kararını (1996/183 D. İş sayılı 2.4.1996 tarihinde) alıp bu kararı 6.9.1996 tarihinde tapu işletmesi üzerine ayı gün borçlu Aslan ve davalı Sami biraraya gelerek 6.9.1996 tarihli (nüter düzenleme şeklindeki fesihname) ile daha önce aralarında akdetdikleri 5.4.1996 tarihli noter satış vaadi sözleşmesini feshetmilerdir. bu fesih belgesine dayanıp borçlu Aslan(ın 10.10.1996 tarihinde davacı alacaklı Garip'e İcra İflas kanunun 94. maddesi gereğince İcra Müdürlüğü tarafından noter sözleşmesi gereğince Aslan adına hükmen tescil davası açabilmesi konusunda verilen yetki belgesinin iptali talebi İcra Tetkik Hakimliince 13.6.1997 tarihinde reddedilmiş, bu karar 12. Hukuk Dairesinden geçip kesinleşmiştir.
Bu durumda davacı alacaklı Garip 3. şahıs durumunda olduğundan muvazaa iddasını her türlü delil ile ispatlaa hakkına sahiptir. Ayrıca hakim muvazaa nedeni ile hükümsüzlüğü resen nazara alır. (HGK 22.6.1983 YKD 1985/2)
Yukarıda belirtilen işlemlerle alacağın tahsilen imkan bırakmamak için taşınmazın kaçırılması amacı ile tapudan yapılan satışın akabinde ayın gün düzenlenen noter satış vaadi sözleşmesi ile bu taşınmazın geri alınması ve (ihtiyati haciz ve sözleşmenin tapuya şert edildiği) gün bu defa noter sözleşmesinin feshi işlemleri; Başlangıçta borçlu Aslan ile davalı sami arasında tapudan yapılan satışın gerçek bir satış lmadığını muvazaalı olarak düzenlendiğini gösteren delillerdir.
Açıklanan nedenlerle davanın kabulüne dair verilen hüküm usul ve kanuna uygun görülmüştür.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün HUMK. 438/son maddesi gereğince (ONANMASINA), onama harcının temyiz edenden tahsiline, 24.12.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy