(743 S. K. m. 623)
Dava: Davacı vekili tarafından davalı aleyhine 15.9.1998 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 14.4.1999 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı tapuda müşterek malik olduğu 1352 parsel sayılı taşınmazda fiili taksim yapıp herkesin payına düşen yere ev inşa ettiğini, davalının payına düşen yere elattığından bahisle bunun önlenmesine karar verilmesini istemiş; davalı davanın reddini savunmuş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyize getirmiştir. Mahkemece mahallinde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda müşterek maliklerin kullandıkları kesimler gösterilmiştir. Gerek tanıkların beyanlarından ve gerekse bilirkişi raporundan tarafların uzun zamandır kullandıkları yerler zeminde belli olup böylece paylaşımın var olduğu ve aralarında bir yararlanma anlaşmasının bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece bu anlaşmaya aykırı bir kullanımın bulunduğu belirlendiğine göre davanın kabulüne karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile red kararı verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA. peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 20.12.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy