(743 S. K. m. 2, 625, 668)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 20.4.1999 gününde verilen dilekçe ile mecra hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 21.10.1999 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı M.Adil Kulakoğlu tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Mecra hakkı tesisi davasının kısmen kabulüne, fen bilirkişi krokisinde d harfi ile gösterilen kesimden davalıya ait 1673 sayılı parselden davacının hissedar bulunduğu 1789 parsel lehine su geçit hakkı tesisine, davacı tarafın 1789 parselde hissesi lehine geçit hakkı tesis edilmesine dair fazlaya ait talebin reddine ilişkin verilen karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde 1789 sayılı parsel lehine 1673 sayılı parselden mecra hakkı tesisi edilirken fen bilirkişi krokisinde d harfi ile 1789 sayılı parsel içinde yer alan güzergaha atıf yapılmakla hüküm bilirkişi krokisi ile çelişkili olarak verilmiştir.
Öncelikle davalıya ait 1673 sayılı parselin tapusu getirtilerek taraf teşkili yerine getirildikten sonra 1789 sayılı parsel lehine 1673 sayılı parselden keşif krokisinde C harfi ile gösterilen kesimden Medeni Kanunun 668 nci maddesi gereğince bedeli ödenmek suretiyle mecra hakkı tesisine karar verilmesi gerekir.
Diğer yandan davacının paydaşı olduğu 1789 sayılı parsel içinde davalının taksimen kullandığı kesim içerisinde kalan keşif krokisinde d harfi ile gösterilen mecra güzergahı ile ilgili uyuşmazlık ise Medeni Kanunun 625 nci maddesi gereğince müşterek malikler arasındaki faydalanma hakkına dayalı uyuşmazlık olarak görülüp Medeni Kanunun 2 nci maddesi de gözetilerek ve tarafların müştereken imzaladıkları 11.4.1990 tarihli senet içeriğine göre (...1789 parselde davalı Adil hissesinden davacı Cengiz hissesine su geçirme hakkı ...) tanındığı ve bu şekilde taraflar arasında 1789 sayılı parsel ile ilgili yararlanma anlaşması yapıldığı da gözetilerek bu deliller çerçevesinde uyuşmazlığın Medeni Kanunun 625 nci maddesine göre çözümlenmesi gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde verilen karar usul ve kanuna aykırı olduğundan bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 04.02.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy