(1086 S. K. m. 45)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27.9.1999 gününde verilen dilekçe ile muarazanın men'i istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.12.1999 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 18.4.2000 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat Ahmet Kılıçoğlu ve Avukat Mesut Kütük ile karşı taraf vekili Avukat Ateş Hatinoğlu ve Avukat Emir Yener geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karar bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Rize Limanı, Başbakanlık Özelleştirme Yüksek Kurulunun 7.4.1997 tarihli kararı ile işletme hakkı devredilmek suretiyle özelleştirilmiş ve davacı işletici Riport Rize Limanı İşletmesi A.Ş. ile dava dışı Türkiye Denizcilik İşletmeleri Genel Müdürlüğü arasında 6.8.1997 tarihli Rize Limanı İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi imzalanmıştır.
Davalı Çayeli Bakır İşletmeleri A.Ş. ise özelleştirilen sahanın muayyen bir kesiminde 8.8.1992 tarihli ve beş yıl süreli Kira ve Hizmet Sözleşmesi ile faaliyette bulunmaktadır.
Şimdi Rize Limanının işletme hakkını devralan Riport Rize Liman İşletmeleri A.Ş. vekili, eski kiracı Çayeli Bakır İşletmeleri A.Ş. nin Türkiye Denizcilik İşletmeleri Genel Müdürlüğü ile olan kira sözleşmesinin süresinin sona ermiş olduğunu, kiralayan tarafından da sözleşmenin uzatılmayacağının davalı eski kiracıya bildirildiği, buna rağmen faaliyet gösterdiği sahayı terk etmediğini, kira sözleşmesindeki özel hükümler uyarınca liman hizmetlerinden eskisi gibi sembolik ücretlerle faydalanmaya devam etmek istediğini belirterek; nizalı sahanın davacıya teslimini ve davacının limanda çalışma faaliyetini davalının engellemesi, tarifeye uygun ödeme yapmaması şeklindeki muarazasının önlenmesine karar verilmesini istemektedir.
Davacının, işletme devir sözleşmesinin dayanağı olan özelleştirme işleminin Trabzon İdare Mahkemesinin 22.04.1998 gün ve 1997/1070-1998/291Esas-Karar sayılı kararı ile iptaline karar verildiği, söz konusu iptal kararının Danıştay incelemesi aşamasında olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca idare mahkemesinin anılan kararının yürütülmesinin durdurulmasına ilişkin istek Danıştay 10 ncu Dairesinin 07.08.1998 tarihli kararıyla reddedilmiştir. İdari yargıda görülmekte olan bu davanın hüküm ve sonuçları bakımından eldeki davayı etkileyecek nitelikte olduğu kuşkusuzdur. Bu yakın ilişki ve etkinin doğal sonucu olarak idari yargıdaki davanın bekletici sorun sayılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken aksine bazı düşüncelerle sonucun beklenmeden karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 65.000.000. lira duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, 18.04.2000 tarihinde sonucunda oybirliğiyle, sebebinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dosyanın incelenmesinde davalı tarafça Türkiye Deniz İşletmeleri A.Ş. ile davacı Riport Rize Liman İşletmeleri A.Ş. aleyhlerine açılan ve halen İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2000/17 esasında kayıtlı olduğu belirtilen aynı yerle ilgili muarazanın men'i sözleşmenin uzatılmış olduğunun tespiti davası ile, çekişme konusu yeri davalıya kiraya veren Türkiye Denizcilik İşletmeleri A.Ş. tarafından davalı aleyhine açılan Rize Sulh Hukuk Mahkemesinin 1999/662 esasında kayıtlı olup, 25.1.2000 tarihinde karara çıktığı anlaşılan Tahliye davasının sonucunun da eldeki davaya etkileri çok önemlidir. Bu nedenlerledir ki sadece idari yargıdaki özelleştirmenin iptali davasının değil, İstanbul'da açılan ve henüz sonuçlanmayan, muarazanın men'i ile sözleşmenin uzatılmış olduğunun tespiti davası ile yerel mahkemece sonuçlandırılan fakat kesinleşip kesinleşmediği henüz belirlenmeyen Rize'deki Tahliye davasının da sonuçlarının beklenmesi ve bozma ilamının bunları da kapsaması gerektiğinden sayın çoğunluğun tek nedene dayalı bozma görüşüne katılmıyoruz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy