(743 S. K. m. 618)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 9.10.1998 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin meni istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 9.9.1999 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı köy, Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.12.1960 tarih 1959/178-1960/428 sayılı ilamıyla davalı ve dava dışı iki köy ile birlikte müşterek yararlanmalarına karar verilen nizalı meradan davalının kendilerini yararlandırmadığı iddiasıyla müşterek kullanıma vaki müdahalenin menine karar verilmesini istemiştir. Davalı keşifte davacı köyün nizalı yerde hiçbir hakkı olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunmasında bulunmuştur. Mahkeme davalının müşterek yararlanma durumuna müdahalesi olmadığından davanın reddine karar vermiş, hükmü davacı taraf temyize getirmiştir. Davalının savunmasında belirttiği nizalı yerin kendi sınırları içinde olduğu ve davacının burada hiçbir hakkı olmadığı şeklindeki beyanının müşterek kullanıma tabi meradan yararlanma konusunda muaraza yarattığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle, yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüyle, usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.04.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy