(818 S. K. m. 18, 213)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 4.3.1998 tarihinde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.12.1999 tarihli hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak tetkiki davalı vekili tarafından istenilmekle, tayin edilen 6.6.2000 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Av. Hüseyin Demirbağ geldi, karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra davalı vekilinin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava; satış vaadi sözleşmesine dayalı cebri tescil isteğine ilişkindir. Mahkeme; davanın kabulüne karar vermiş, hükmü; davalı vekili temyiz etmiştir.
Satış vaadi borçlusu Kerim Cicikciol davalının evlat edineni, davacının da kardeşidir. Davacıya satış vaadinde bulunmadan önce 5.12.1983 gününde 1983/354 E.sayılı dosyada evlatlığı davalı Ayhan Cicikciol aleyhine evlatlığın iptali davası açmış akabinde 22 tarih sonra da tek taşınmazı olan 31 parsel numaralı taşınmaz için davacı kardeşine satış vaadinde bulunmuştur.
Evlatlığın iptali için açtığı dava reddedilmiş, derecattan da geçmek suretiyle kesinleşmiştir. Evlatlığın iptali davası reddedildikten sonra bu defa 1984/346 esas s. dosyada davacı kardeşi aleyhine elatmanın önlenmesi davası açmış, kardeşi taşınmazın satış vaadi sözleşmesi ile kendisine satıldığını savununca da 1984/449 esas s. dosyada satış vaadi sözleşmesinin iptalini istemiştir. Ne var ki, her iki davasından da noterde düzenlenmiş feragatname ile feragat etmiş, bunun üzerine sözü edilen davalar reddedilmiştir. 28.12.1987 gününde vefat etmesiyle de tek mirasçı olarak evlatlığı davalı Ayhan Cicikciol'u bırakmıştır.
Şimdi satış vaadi alıcısı eldeki dava ile cebri tescil istemektedir.
Davalı vekili ise; satış vaadi sözleşmesinin davalıyı mirastan mahrum etmek için yapılmış muvazaalı bir akit olduğunu öne sürerek davanın reddini savunmaktadır.
Mahkeme davanın kabulüne karar vermiş ise de; varılan sonuç dosya kapsamına ve toplanan kanıtlara göre isabetli bulunmamıştır. Şöyle ki;
Davalı; satış vaadi sözleşmesinin miras hakkını bertaraf etmek için düzenlendiğini savunduğundan muvazaalı işlemde üçüncü kişi durumundadır. Bu itibarla işlemin muvazaalı olduğunu tanık dahil her türlü delille kanıtlaması mümkündür. Deliller bu ilke doğrultusunda irdelenecek olursa; satıcı Kerim Cicikciol satış vaadi sözleşmesinin iptali davasını açarken satış vaadi sözleşmesinin evlatlığa miras kalmamasını temin için düzenlenmiş olduğunu para almadığını kabul etmektedir. Her ne kadar sonradan bu davasından feragat etmiş ise de bu açıklamaları davalı lehine değerlendirilebilir. Bunun yanı sıra satış vaadi sözleşmesinin, evlatlığın iptali davasından hemen sonra açılmış olması ve olayların kronolojik gelişimi de satış vaadi sözleşmesinin muvazaalı bir akit olduğuna fiili karine teşkil etmektedir. Tanık beyanları da muvazaa savunmasını doğruladığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle; temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde iadesine, 24.800 TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 06.06.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy