(6831 S. K. m. 2)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 3.1.1997 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil veya tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tapu iptali ve tescil isteminin reddine, tazminat isteminin kısmen kabulüne dair verilen 15.12.1999 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne duruşma isteminin gider olmadığından reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, davalının 20.1.1987 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile Beykoz Hekimbaşı 144 yevmiye, 7. cilt ve 62. sayfada kayıtlı taşınmazın 63.000 metrekarelik kısmını davacıya satmayı vaad ettiğini, ancak tapuyu vermediğini ileri sürerek, satın aldığı yerin tapusunun iptali ile adına tescilini veya taşınmazın bedeli olan 60.000.000.000.-Lira tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, taşınmazın tapuda adına kayıtlı olmadığını, kendisinin de bu yeri satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını ve bu yerin Orman İşletmesi ile çekişmeli olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, satış vaadi sözleşmesine konu yerin belirlenebilir nitelikte olmadığı, davalının satın aldığı hisseden hisse sattığını, hisse satışının da geçerli olmadığı, davacının satın alırken bunları bilmesi gerektiği gerekçesiyle tapu iptali ve tescil isteği red edilmiş ve sözleşme bedelinin davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davanın dayanağı, 20.1.1987 tarihli sözleşme uyarınca Boğaziçi Hekimbaşı mevkiinde bulunan ve Hekimbaşı Çiftliği ile anılan tarla ve fundalık vasfındaki taşınmazın 1/6666 ölçekli taksim haritasında 4 harita nosu ile belirtilen, 14.6.1947 tarih ve 6 nolu 4.593.350 metrekarelik yüzölçümündeki taşınmazdan, 17.8.1981 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile %74'ünü satın aldığı yerden, 4 harita numaralı taşınmazın batı cephesine isabet eden Çobanayazma deresine cepheli, harita üzerinde kırmızı kalemle işaretlenen A, B, C, D sınır noktalarını birleştiren doğru çizgileri içinde kalan yerden 63.000 metrekarelik yer 6.000.000.000.-Lira karşılığı davacıya satılmıştır. Dava konusu taşınmaz 1983 yılında 6831 Sayılı Yasa ile değişik 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi uyarınca kadastro çalışmasına tabi tutulmuş ve çeşitli ada ve parsellere ayrılmıştır. Bunlardan bir kısmında ise satıcı davalı hissedar kılınmıştır.
Mahkemece, satış vaadi sözleşmesinin davalı adına tapu oluştuktan sonra düzenlenip düzenlenmediğinin araştırılması, krokiye bağlanarak satışı yapılan yerler davalı adına alınan tapular kapsamında kalıyor ve tapular oluştuktan sonra satış yapılmış ise, artık, hisseden hisse değil, davalının payının tamamının satışının söz konusu olduğunun kabulü gerekir. Bu yönlerde, araştırma ve inceleme yapılmadan satış vaadi sözleşmesinin eki kroki ve dayanak tapu ve davalının dayandığı, 17.8.1981 tarihli sözleşmeye konu yerlerin yöreyi iyi bilen bilirkişiler aracılığıyla uygulanıp dava konusu yerler belirlenmeden, yetersiz keşif ve bilirkişi raporlarına dayanarak tapu iptali ve tescil isteminin reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, 01.05.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy