(743 S. K. m. 633)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 7.12.1998 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 1.2.2000 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, dayanak tapu kaydı kapsamında kalan yerin kadastro çalışmaları sırasında davalıya ait taşınmaz kapsamında tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek tapu iptali ve tescil istemiştir.
Davalı, dava konusu yerin kendi tapuları kapsamında kaldığını savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyize getirilmiştir.
Dava, tapuya dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Bu tür davalarda dayanak kayıtlarının ilk tesisinden itibaren tüm geldileri ile birlikte incelenmesi gerekir. Komşu taşınmaz kayıtları da getirtilerek dava konusu taşınmaza uygulanması ve sonucuna göre karar verilmesi icap eder.
Somut olayda; dayanak tapu kayıtları getirtildiği halde, bu tapu kayıtlarının ifraz gördüğü tüm taşınmazların tapu kayıtları ve tutanakları ile komşu taşınmaz dayanak kayıtları getirtilip, taşınmaz başında yapılan keşifte uygulanmamıştır.
Dava konusu taşınmazlar arasında kot farkı vardır ve çekişme konusu olan yerde, yüksekte bulunan davacı taşınmazı sınırında, davalıya ait 23 parsel sayılı taşınmaz kapsamında bir toprak duvar görülmektedir. Öncelikle dayanak tapu kayıtları, davalı 23 parsel sayılı taşınmazın tespitine esas alınan 21.1.1974 tarih 5 No.lu tapu kaydının, yüzölçümünün düzeltilmesine ilişkin Uluborlu Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.12.1962 tarih ve 76/103 sayılı ilamına ekli krokiden de yararlanılmak suretiyle mahalline uygulanmalı, nizalı kesimin hangi tapu kapsamında kaldığı sağlıklı olarak tespit edilmelidir. Şayet kayıtlar ile hukuki sorun saptanamazsa, yerel örfte taşınmazların kullanım durumları belirlenerek, iki taşınmaz arasındaki toprak duvarın hangi taşınmaz kapsamında kaldığının araştırılması gerekirken eksik araştırma ve inceleme yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle; temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 30.05.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy