(818 S. K. m. 161)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen hükmün; dairemizin 27.3.2000 gün ve 2000/1316-1755 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı T. vd. tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya içerisindeki bütün kâğıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, yüklenici T.'den payına düşen 9 no'lu daireyi satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını, tüm edimlerini yerine getirdiğini belirterek adına tescilini istemiştir. Arsa maliki, yüklenicinin inşaatı eksik bıraktığını ve kusurlu iş yaptığını iskân ruhsatının alınmadığını belirterek davanın reddini savunmuş, yükleniciye ise dava dilekçesi ilanen tebliğ edilmiş ve duruşmalara katılmamıştır. Mahkemece, mahallinde keşif yapılmış, deliller toplanmış ve 57.138.000.- TL iskân ruhsatı masrafı davacı tarafından ödenmek şartı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı dairemizce yasal gerekçeleri gösterilerek eksik inceleme nedeniyle bozulmuş mahkeme bozmaya uymuş, ortak yerlerdeki eksik ve kusurlu imalat bedelini tespit ettirerek, bunun arsa malikinin payına düşen kısmın ve yine iskân ruhsatı masrafının davacıdan tahsili şartı ile tescile karar vermiştir. Bu karar dairemizce her ne kadar onanmış ise de arsa malikinin karar düzeltme talebi sonucunda tekrar incelenen dosyanın sehven onandığı, mahkemenin bozma gereklerini tam olarak yerine getirmediği anlaşılmıştır. Şöyle ki;
Dava, kişisel hakka dayalı tapu iptali tescili istemine ilişkindir. Dairemizin 1998/463-712 sayılı ve 9.2.1998 tarihli bozma ilamında da detaylı bir şeklide açıklandığı üzere, yüklenici inşaat sözleşmesi koşullarını yerine getirdiğinde kişisel hak kazanır ve hakkına dayanarak arsa malikinden, kendine düşen bağımsız bölümlerin adına tescilini isteyebilir. Davacı yükleniciden bağımsız bölüm satın alarak bir daire sahibi olmak istemiştir. Yüklenici edimlerini yerine getirir ve inşaatı sözleşmeye uygun olarak bitirirse o zaman yükleniciden daire satın alan kişide bu dairenin tapusunu arsa sahibiden isteyebilir. İşte bu hallerde, yüklenici, ediminin büyük bir bölümünü yerine getirmiş ve inşaatın bitimine pek az bir eksiklik kalmış ise ve bu eksiklik yapım oranına göre %95 bitirilmiş ve %5 noksanlık şeklinde ise bu noksanlık gene yüklenici tarafından yapılmalı eğer bu noksanlık arsa sahiplerinin tahammülü mümkün oranlarında ise işte o zaman Borçlar Kanunu'nun 162. maddesine göre yükleniciden alanlar bu eksiklikleri onun adına tamamlayabilirler. Eğer eksiklik yüzde itibarı ile çok fazla ise arsa sahipleri kabul etmezler ise yükleniciden daire alanlar onun yerine geçerek binayı tamamlayamazlar. İstisna akti buna göre yorumlanmalıdır. Yükleniciden daire alan kişi %5 tamamlarken sadece kendi dairesini yapar ise bu kısmi ifadır kabul olunamaz. Daire alanlar ya birlikte toplu ifaya girmelidirler veya biri yapar ise genede sözleşmeye göre tamamını bitirmeye gayret edilip bina tamamlanmalıdır, tamamlayan tabii ki rucu hakkını kullanabilir. Mahkemenin sadece ortak yerlerdeki eksik ve kusurlu işlerin bedelini tespit ettirmesi ve bu bedelin arsa malikinin payına düşen kısmın davacı tarafından ödenmesine hükmetmesi doğru değildir. Diğer yandan iskân ruhsatının inşaat sözleşmesine göre yüklenici tarafından alınması kararlaştırılmıştır. Bu durumda, iskân ruhsatı yüklenici veya onun halefi olan davacı tarafından alınmadan, sadece ruhsat bedeline hükmedilmek suretiyle tescile karar verilmesi de doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle; karar düzeltme isteminin kabulüne, dairemizin 27.3.2000 tarihli ve 1316-1755 sayılı onama kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, peşin olanın harçların istek halinde yatırana geri verilmesine, 1.6.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy