(818 S. K. m. 162, 213, 98/2)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 21.7.1995-15.4.1996 gününde verilen dilekçeler ile kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil, İsmigül tarafından ayrıca kademeli olarak tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda, tapu iptali ve tescil davalarının reddine İsmigül'ün tazminat isteminin kabulüne dair verilen 17.11.1999 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar ve davalı S.S. 90 Konut Yapı Kooperatifi Başkanlığı vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, İsmigül, davalı Kooperatife ait 5 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davalı şirket tarafından yapılmakta olan binada E Blok 8 nolu bağımsız bölümü 9.2.1993 tarihli satış satış vaadi sözleşmesi uyarınca satın aldığını, yüklenicinin satış yetkilisi olmasına rağmen tapda ferağ ermedğini, kooperatif tarafından da eser sözleşmesinin fesh edildiğini ilüri sürerek tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde 600.000.000.-TL daire bedelinin ödenmesini istemiştir.
Birleşen davanın davacısı Ahmet'e, aynı daireyi, arsa sahibinin vekili olan yüklenici firma temsilcisinden 4.2.1994 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını belirterek taşınmazın kendi adına tescilini talep etmiştir.
Davalı, Kooperatif başkanlğı davaın reddini savunmuştur.
Mahkemece, yüklenicinin şahsi haz kazanmadığı gerekçesiyle tapu iptali ve tescil istemlerinin reddine, davacı İsmigül'nün tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davacılar ve davalı Kooperatif Başkanlığı vekilleri temyize getirmiştir.
Dava, kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Satıcı yüklenici eser sözleşmesi uyarınca yapmakta olduğu binada payına düşen bağımsız bölümü davacılara satmıştır. Borçlar Kanunununun 162. ve devamı maddeleri uyarınca, yüklenicinin ş ahsi hakkını üçüncü kişilere temliki geçerlidir. Ancak, temellük edenlerin arsa sahibine karşı bu şahsi haklarını ileri sürebilmeleri için yüklenicinin şahsi hakkını kazanması, yani edimini yerine getirmesi gerekir. Somut olayda, yüklenicinin edimini yerine getirmediği, inşaatın % 10 seviyesinde tamamlanması nedeniyle sözleşmenin fesh edildiği yani şahsi hak kazanmadığı sabittir. Bu nedenle, tapu iptali ve tescil isteklerinin reddine bir usulsüzlük görülmemiştir. Her ne kadar davacı Ahmet, taşınmazın kendisine arsa sahiplerini vekaleten satıldığını ileri sürmüş ise de 4.2.1994 tarihli sözleşmede satıcı, müteahitliğini yaptığı binada payını sattığını açıkça belirtmiştir. dayanak 26.7.1993 tarihli vekaletnamede satış yetkisi verilen dairelerde eser sözleşmesi uyarınca yüklenici payına düşen yerlerdir. Davcının emsal olarak gösterdiği Ankara Onaltıncı Asliye Hukuk Mahkemesinin, 1997/643 esas, 1997/642 karar sayılı dosyadaka dava konus olan 10 nolu bağımsız bölüm doğrudan arsa sahibine vekaleten satıldığından bu taşınmaz için verilen kabul kararı dairemizce onanmıştır. Ahmet'e, satış vaadi sözleşmesi ile satış yapılırken satıcı yüklenici sıfatıyla satış yaptığından Ahmet'in temyizi itirazları yerinde görülmemiştir.
Davacı İsmigül, kademeli olarak aldığı dairenin tamamlanmış değerini tazminat olarak istemiştir. Hernekadar eser sözleşmesi yüklenicinin, edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle fesh edilmiş ise de; davacıya yaptığı satış geçerli olduğundan ve satış vaadi sözleşmesi gereğini yerine getirmediğinden Borçlar Kanununun 213. ve 98/2. maddeleri uyarınca tam tazminat sorumlu olması gerekir. Mahkemece sözleşme uyarınca dairenin bedeli saptanarak tazminata hükmedilmesi gerekirken, binanın tamamlanma oranına göre belirleen değer üzerinden kara verilmesi doğru görülmemiştir. Davacı İsmigül'ün temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüştür.
Davalı kooperatifin temyizine gelince; yüklenici, eser sözleşmesi uyarınca payına düşen bağımsız bölümü sattığına, sözleşme gereği edimini yerine getirip, satılan bölümün tescilini isteme hakkını kaznmadığına göre, satış vaadi sözleşmesinin traı olmayan arsa sahibinin t azminattan sorumlu tutulması doğru görülmediğinden hükmün açıklanan nedenle de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıdayazılınedenlerle,
1- Davacı, Ahmet'in yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı İsmigül ve davalı S.S. 90 Konut Yapı kooperatifi Başkanlığı'nın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, 12.6.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy