(4721 S. K. m. 705, 706) (818 S. K. m. 18)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 17.7.1997 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 21.10.1999 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili 17.7.1997 tarihli dilekçesiyle, 20.3.1996 tarihli resen düzenlenen noter satış vaadi sözleşmesi ve muvazaa iddiasına dayanıp 18 sayılı parselin tapusunun iptali ve tescilini talep etmiştir.
Mahkeme, dinlenen şahit beyanlarına göre muvazaa iddiasının ispatlanamadığı nedeniyle davanın reddine karar vermiştir.
Davacı, davada ve somut olayda 3. şahıs durumunda olduğundan muvazaa iddiasını her türlü delil ile ispatlama hakkına sahiptir. Ayrıca hakim muvazaa nedeni ile hükümsüzlüğü tespit etmesi halinde resen nazara alır. H.G.K. 22.6.1983 Yargıtay Kararları Dergisi 1985/2 dosyada delil olarak bildirilen Söke Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/307 Esas ve 1997/506 Karar sayılı dosyası incelendiğinde, şimdiki dava da davalı olan Kadriye Bayrak'ın kayınpederi ve ilk tapu maliki Bekir Bayrak tarafından şimdiki davanın davacısı Adnan Karamanlı, vekaleten satış yapan davacı Bekir Bayrak'ın oğlu Osman Bayrak ve dava konusu taşınmazı davacı Adnan Karaman'lıya temlik eden tapu maliki Ali Sabay aleyhinde vekalet akdinin kötüye kullanılması nedenine dayalı tapu iptali ve tescil ve davacı Adnan Karaman'lının dayandığı noter satış vaadi sözleşmesinin iptali talebiyle açılan davanın yargılaması sonunda davanın reddine dair karar verilmiştir. Bu dava sonucu henüz kesinleşmeden ve yine dava konusu taşınmazın tapu kaydı üzerine konulan tedbir devam etmekte iken, davacı Bekir Bayrak vekili kendi koydurduğu tedbir kararının kaldırılmasını, 7.7.1997 tarihli dilekçesi ile talep etmesi üzerine Mahkemece aynı gün tedbirin kaldırılması için tapuya yazı yazılmış ve tedbir kaldırılmıştır. Aynı gün kayden malik olan Ali Sabay'ın baskı ve tehdit edilmesi üzerine, davalı Kadriye Bayrak'ın oğlu Ahmet Bayrak'a vekalet vermek zorunda bırakılmış ve 7.7.1997 tarihinde tapudan dava konusu taşınmaz davalı Kadriye Bayrak'a satılmış olduğu, dosya içeriği ve Ali Sabay'ın 7.5.1998 tarihli dilekçesi içeriğinden anlaşılmıştır. Halbuki dava konusu taşınmaz kayıt maliki Ali Sabay tarafından tapudan satıştan önce 20.3.1996 tarihinde noter satış vaadi sözleşmesiyle davacı Adnan Karaman'lıya satıldığı ve bu satışın davalı Kadriye Bayrak'a noterden 20.3.1996 tarihinde ihtar çekilerek haber verildiği sabittir. Bütün bu safahata göre başlangıçta tapu maliki olan Bekir Bayrak'ın gelini olan davalı Kadriye Bayrak'ın tapudan satın almasının gerçekliğine ve muvazaa bulunmadığına dair savunması hal ve şartlara ve hayatın olağan akışına ters düşer. Bu nedenle, davanın reddine dair verilen karar usul ve kanuna aykırı görüldüğünden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 04.07.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy