(1086 S. K. m. 455, 459)
Davacılar vekilleri tarafından, davalılar aleyhine verilen beş ayrı dilekçe ile kişisel hakka dayalı tescil ve alacak istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davacılardan Orhan Deniz K., Öznur Ü., Cemal Ö. ve Hüsnü Ö davalarının kabulüne, davacı Hüseyin Ö. nün davasının kısmen kabulüne kararın kesinleşmesinden sonra hükmün tavzihine dair verilen 31.5.1999 günlü kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı Hüseyin Tayyar Ö. vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 24.10.2000 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Av. Kayhan T. geldi, karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra davalı vekilinin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Taraflarca temyiz edilmeksizin kesinleşen mahkeme kararında; davacılardan Orhan Deniz K.nun davasının kabulüne, 14 numaralı dairenin tapusunun iptali ile kendisi adına tesciline tazminat isteğinin de kabulü ile yüklenici davalıdan alınarak kendisine ödenmesine karar verilmiştir. Bilahare tazminat alacaklısı davacı Orhan Deniz K. vekilinin talebi üzerine mahkeme; tavzih isteğini içerir dilekçeyi karşı tarafa tebliğ etmeden, aynı gün evrak üzerinde verdiği tavzih kararı ile, hükümdeki davalı yükleniciden tahsiline sözünden davalı Orhan Cezmi Ö. varislerinin anlaşılması gerektiğini belirterek hükmün buna göre tavzihine karar vermiştir.
Söz konusu tavzih kararım davalı Orhan Cezmi Ö. mirasçılarından Hüseyin Tayyar Ö. vekili temyize getirmiştir.
Hükümlerin tavzihinin hangi usule göre yapılacağı HUMK. nun 455 vd. maddelerinde düzenlenmiş olup mahkemece sözü edilen maddelerde belirlenen usule uyulmamıştır. Karşı tarafa tavzih dilekçesi tebliğ edilmemiş, yazılı olarak cevap vermesi için uygun bir önel verilmeden hükmün tavzihine karar verilmiştir. Diğer yandan HUMK. nun 455 nci maddesinde hükümlerin icrasına kadar tavzihinin istenebileceği belirtildiği halde mahkemece bu yön araştırılmamış, hükmün infaz ve icra edilip edilmediği ilgili daireden sorulup tespit olunmamıştır. Ayrıca mahkeme, tavzih suretiyle verdiği hükmü değiştiremez. Oysa tavzih kararı ile evvelce davalı yükleniciden tahsiline karar verilen paranın bu defa davalı arsa sahibi mirasçılarından tahsiline karar verilmekle söz konusu ilke de ihlal edilmiştir. Her ne kadar davacı vekilince, mahkemenin temyize konu kararının bir tavzih kararı olmadığı, HUMK. nun 459 ncu maddesi kapsamında bir maddi hatanın düzeltilmesi kararı olduğu ileri sürülmekte ise de; maddi hataların düzeltilmesi de hükmün icrasına kadar istenebilir ve maddi hataların düzeltilmesi bahanesiyle hüküm değiştirilemez. İstisnaları dışında hükmün tavzihine ilişkin kurallar maddi hataların düzeltilmesinde de kıyasen geçerlidir. Bu itibarla söz konusu ilke ve kurallar gözardı edilerek hükmün tavzihine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden hükmün bozulması gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün tavzihine dair kararın BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 9.000.000 lira duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Hüseyin Tayyar Ö.e verilmesine, 24.10.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy