(743 S. K. m. 641)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine 20.4.1998 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.7.1999 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı temsilcisi tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, adına tescil edilen 56 parsel sayılı taşınmazın dayanağı olan 7.1.1965 tarih ve 26 No.lu tapunun 55 parsel sayılı taşınmazın bir kısmını kapsadığını, kalan kısmın da revizyon görmeyen 9.11.1964 tarih ve 73 No.lu tapunun kapsamında olduğunu iddia ederek, kadastro ile davalı adına oluşturulan tapunun iptali ile adına tescilini istemiştir. Mahkemece, kısmen dayanak tapu, fazla kısmın da zilyetliğe dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyize getirmiştir.
Davacının dayanağı tapuların krokileri bulunmamaktadır. Bu tapu kayıtları yapılan keşifte uygulanmış, yerel bilirkişi ve tanık anlatımlarına göre dava konusu taşınmaz ile 56 No.lu parseli de kapsadığı anlaşılmıştır. Ne var ki davacı, 9.11.1964 tarih ve 73 No.lu tapunun tamamına değil, 1/16 payına maliktir. Kalan 15/16 pay kaçak ve yitik kişiler ile hazine'ye aittir. Ayrıca bu tapu kaydının sınırlarında T., G., S. ve A. isimli kaçak ve yitik kişilere ait taşınmazlar bulunmaktadır. Kuzey ve doğudaki komşu parsellerin dayanak kayıtlarından buraların hazine tarafından göçmen kişilere verildiği anlaşılmaktadır. Ancak batı ve güney yönünde tapu miktar fazlasının göçmenlere intikal ettiği kanıtlanamamıştır. Yitik kişilerden hazine'ye intikal eden taşınmazların zilyetlikle edinilmesi olanaksızdır. O halde Mahkemece, davacıya ait 56 parselin 3113,70 metrekare miktarında, dayanağı 7.1.1965 tarih 26 No.lu tapu kaydının ise 4000 metrekare olduğu gözetilerek, bu tapunun dava konusu parselde kapsadığı kısım belirlenerek bu kısmın davacı adına tesciline, kalan kısımda 26.8.1963 tarih 40 No.lu tapu kaydının miktarı ile geçerli olduğu dikkate alınarak dava konusu parselin hangi kısmını kapsadığı tespit edilerek davacının dayanak kayıtta 1/16 payına karşılık, bu kısmın 1/16 payının davalı adına olan tapusunun iptali ile davacı adına tesciline e 15/16 pay için davanın reddine yitik kişilerden kalan miktar fazlası kısmın ise zilyetlikle kazanılması mümkün olmadığından tapu kayıtlarının sınırları dışında kalan nizalı kısım hakkındaki davanın reddine karar verilmelidir. Bu hususlar gözetilmeksizin yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 11.2.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy