(1086 S. K. m. 237)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine 31.3.2000 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kesin hüküm nedeniyle reddine dair verilen 6.6.2000 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, tapuda isim tashihine ilişkindir. Davacıya murisinden intikal eden taşınmazlar izale-i şuyu kararına istinaden hükmen tescil edilmiş, kararda davacının baba adı yazılı olmadığından yeni oluşan kayıtta da baba hanesi boş bırakılmış, davacı baba adının ilavesi için bu davayı açmıştır.
Mahkemece, daha önce mirasçılar arasında görülüp sonuçlanan izale-i şuyu davası sonucu verilen kararın bu konuda kesin hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı hükmü temyiz etmiştir.
HUMK. nun 237. maddesi gereğince yeni açılan bir davaya karşı o davanın daha önce kesin hükme bağlanmış olduğunu söyleyebilmek için birinci dava ile ikinci davanın konusunun, dava sebeplerinin ve taraflarının aynı olması gerekir. Davaya konu olayda kesin hüküm şartları oluşmadığı gözetilmeden davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 28.09.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy