(743 S. K. m. 671) (1086 S. K. m. 163)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 5.5.1995 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 1.3.2000 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.:
Davacı, umumi yola bağlantısı olmayan taşınmazı lehine davalı taşınmazından geçit tesis edilmesini istemiş, davalı davanın reddini savunmuştur. Dosyada mevcut tapu kaydı ve krokilere göre davacı taşınmazının yola bağlantısı yoktur. Mahkeme, mahallinde yaptığı keşif sonucu geçit güzergahları tespit edilmiş ve bunlar içinde en uygun olan 1171-481 ve 1039 parseller üzerinden kurulacak geçit bedelinin 245.750.000 TL olduğu belirlenmiştir. Bu bedeli yatırması için davacı tarafa mehil verilmiş ve bu süre içinde ara kararı gereği yerine getirilmediğinden yeniden belirlenen duruşma gününe kadar bedeli yatırması için kesin mehil verilmiştir. Daha sonraki celse davacı vekili bedelin Milli Emlak Müdürlüğü'nce yatırılacağını, makbuzu ibraz edeceklerini bildirmiş, ancak son celse makbuz ibraz edemediği gibi, Milli Emlak Müdürlüğünün de bedeli yatırmadığını beyan etmiştir. Mahkeme de geçit bedelinin yatırılması için verilen kesin mehil gereği yerine getirilmediğinden davanın reddine karar vermiş, hükmü davacı vekili temyize getirmiştir.
Mecra hakkının düzenlendiği Medeni Kanunun 668. maddesinde, tespit edilen mecra bedelinin bu hakkın kurulması için peşin yatırılması gerektiği belirtilmiş bulunmasına rağmen, geçit hakkı tesisinin düzenlendiği Medeni Kanunun 671. maddesinde böyle bir zorunluluk öngörülmemiştir. Geçit bedelinin mahkeme kalemine veya herhangi bir tevdi makamına yatırılması ve kararın kesinleşmesi ile aleyhine geçit tesis edilen taşınmaz maliklerinin bu bedeli almasının hükümle sağlanmasındaki amaç, karar da bu yönde bulunan bir belirsizliğe ve enflasyona karşı anılan şahısların korunmasıdır. Tarafların bazı işlemleri belli bir süre içinde yapmaları için hakimin bir tarafa kesin mehil verebileceği HUMK.'nun 163. maddesinde düzenlenmiştir. Ancak kesin mehil verilen işlemin yapılmaması bir hakkın ortadan kalkması sonucunu doğurduğundan bu konudaki kararın yasaya uygun olması gerekir. Aksi takdirde kesin hükme uymama hukuki sonuç doğurmaz. Medeni Kanunun 671. maddesine göre geçit hakkı tesis edilmesi için geçit bedelinin peşin yatırılması zorunlu olmadığından bu hususta verilen kesin mehil gereğinin yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilemez.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.10.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy