(743 S. K. m. 581, 630, 935) (1086 S. K. m. 221)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine 8.11.1999 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 9.12.1999 günlü temyiz edilmeden kesinleşen hükmün, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.9.2000 gün ve 88015 sayılı tebliğnamesi ile HUMK. nun 427/6 maddesi gereğince kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla, dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, Medeni Kanunun 935. maddesi gereğince tapuda murislere ait ismin nüfus kayıtlarına uygun olarak düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Dosya içerisinde bulunan murisler Hayrettin Sarıyüce ve Nuriye Sarıyüce'nin nüfus kayıt tablosunda, sırasıyla 1.4.1999 ve 28.11.1992 tarihinde öldükleri ve davacı dışında başka mirasçıları olduğu görülmektedir. Ancak veraset ilamları dosyada bulunmamaktadır. Bu durumda, Medeni Kanun 581. ve 630. maddeleri gereğince murislere ait veraset ilamları alınmalı, dosyaya konmalı, bütün mirasçıların birlikte dava açmaları veya açılan davaya muvafakat etmeleri, bu da olmaz ise miras şirketine tayin edilecek mümessil huzuru ile davayı devamla bir karar verilmesi gerekir iken, HUMK. nun 221. maddesi gereğince hakim tarafından resen dikkate alınması gereken taraf teşkili konusundaki dava şartı yerine getirilmeden, davanın esasına dair hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, Adalet Bakanlığının gösterdiği lüzum üzerine, kanun yararına bozma isteğinin kabulü gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle; HUMK. 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak üzere, hükmün kanun yararına BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, kararın bir örneğinin Resmi Gazete'de yayınlanmak üzere Adalet Bakanlığına gönderilmesine, 16.10.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy