(743 S. K. m. 671)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 21.11.1996 gününde verilen dilekçe ile tapu iptal yol olarak bırakılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26.4.2000 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, evine giden yolunun kadastro tespiti sırasında davalılara ait parsel içinde tespit gördüğünü belirterek, kadastro mahkemesinde tespite itiraz davası açarak, tapu iptal ve yol olarak bırakılmasını istemiştir. Kadastro Mahkemesi, davanın geçit istemine ilişkin olduğundan bahisle Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı vermiştir. Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar vermiş, hükmü davalılar vekili temyize getirmiştir.
İptaline karar verilen 119 ada 1 parselin tapulama tutanağının kesinleştiğine dair bir belgeye rastlanmamıştır. Öncelikle dava konusu parselin kadastro tespitinin kesinleşip kesinleşmediği araştırılmalı, eğer kesinleşmemişse, kesinleşmesi beklenmeli ve ondan sonra yargılamaya devam olunmalıdır.
Diğer taraftan, yargılama aşamasında davacı ve vekili vermiş oldukları dilekçelerde ve beyanlarda; dava sebebini bazen geçit hakkı olarak bazen de kadim yol iddiasına dayandırmışlardır. Mahkemece bu çelişki de giderilerek gerçek istem ne ise ona göre bir araştırma yapılmalı ve sonuca ulaşılmalıdır.
Bu eksiklikler giderilmeden hüküm verilmesi doğru görülmediğinden bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, istek halinde temyiz harcının yatırana iadesine, 23.11.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy