(743 S. K. m. 671)
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 2.7.1999 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 4.5.2000 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Davacı, umumi yola bağlantısı olmadığından davalı taşınmazından geçit tesis edilmesini istemiştir.
Davalılar, davacı taşınmazının yola bağlantısının olduğunu savunmuşlardır.
Mahkeme, davanın kabulüne karar vermiş, hükmü davalılar temyize getirmişlerdir.
Medeni Kanunun 671. maddesi Tariki amme çıkmak için kafi bir yolu bulunmayan gayrimenkul sahibi tam bir ivaz mukabilinde komşularından kendisine geçmek için münasip bir yerin terkinini talep edebilir. Bu hak mülklerin ve onlara giden yolların evvelki hallerine göre, bu yolun nereden geçmesi lazım geliyorsa oranın maliki ve icabında bu yolun açılmasında en az mutazarrır olan kimseye karşı kullanılır. Bu yolun tayininde iki tarafın menfaatleri gözetilir. şeklindedir.
Maddenin kenar başlığı lüzumlu geçit hakkıdır. Yani bu tür davalar, ancak yola gereksinimi olan yani hiç yolu bulunmayan ya da yeterli yolu olmayan taşınmaz malikleri tarafından açılabilir. Amaç onları kesintisiz genel yola ulaştırmaktır.
Somut olayda davacıya ait 374 parsel sayılı taşınmazın doğu da yola sınır olduğu dosyada mevcut krokilerden anlaşılmaktadır. Yola sınır olan taşınmaz malikleri, ancak bu yolun umumi yola çıkışlarını sağlamaya yeterli olmaması durumunda geçit hakkı isteyebilirler. Yapılan bilirkişi incelemesinde genel bir beyanla, doğuda davacı taşınmazının sınır olduğu yolda ark bulunması nedeniyle geçit için uygun olmadığı belirtilmiştir. Davacı taşınmazına sınır yolun, davacı tarafından bazı düzenlemelerle yol gereksinimini karşılayıp karşılayamayacağı, eğer bu yol yeterli değilse neden yeterli olmayacağı, bu yol kenarındaki diğer taşınmazların yol ihtiyacını ne şekilde giderdikleri hususunda karşılaştırmalı ve etraflı bir inceleme yapılmadan, yola sınırı olan taşınmaz lehine davalı taşınmazına külfet yükleyerek geçit tesisine karar verilmesi doğru değildir. Ayrıca dava konusu taşınmazların köyde ve tarım arazisi olarak kullanıldığı belirtilmesine rağmen, uzman bilirkişilerden taşınmazın değerinin dayanılan kriterler de gösterilerek tespiti hususunda denetlemeye elverişli rapor alınmadan genel bir beyan ile yetinilmesi ve davalı savunması yeterince araştırılmadan eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle, yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüne usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.10.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy