(4353 S. K. m. 18, 19)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine 16.8.2000 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.8.2000 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, tapuda hatalı yazılan ismin düzeltilmesi talebidir. Dava ile Tapu Sicil Müdürlüğüne husumet yöneltilmiş, dava dilekçesi de bu kuruma tebliğ edilmiştir. Mal müdürü 15.8.2000 tarihinde kendi imzasını taşıyan bir belge ibraz ederek, Hazine Avukatının izinli olması nedeniyle 4353 sayılı yasanın 18 ve 19.maddelerine göre ilçedeki dava ve icra işlerini kendisinin takip edeceğini bildirerek duruşmalara katılmış, 17.8.2000 tarihinde verdiği dilekçe ile de hükmü temyiz etmeyeceğini belirterek kesinleştirilmesini istemiş, mahkeme, tarafların birlikte verdiği bu dilekçe üzerine kararın altına kesinleşme şerhi vermiştir. Davalı Tapu Sicil Müdürlüğü hükmü 4353 sayılı yasanın 18 ve 19. maddelerine göre yapılan işlemlerin usulsüz olduğunu belirterek temyize getirmiştir.
4353 sayılı yasanın 18.maddesinde, umumi muvazene içindeki dairelere ait her türlü dava ve icra takiplerinde bu daireleri hazine avukatlarının temsil edeceği, hazine avukatı bulunmayan yerlerdeki dava ve icra işlerinde bu dairelerin amirleri tarafından temsil olunacağı hükme bağlanmış 19. maddede ise bu yetkinin kullanılış şekli gösterilmiştir.
Tapu Sicilindeki yanlışlıklardan dolayı düzeltme istemini içeren davalar, Tapu Sicil Müdürlüğü hasım gösterilerek açılır ve anılan idarenin veya bu idariye temsilen Hazine Avukatının katılımı ile yargılamaya devam edilerek karar verilir. Yukarıda belirtilen yasanın ilgili maddesine göre İlçe Mal Müdürünün Hazine avukatının bulunmadığı sırada Tapu Sicil Müdürlüğünü mahkemede temsil yetkisi yoktur. Tapu Sicil Müdürü veya Hazine avukatı davada anılan idareyi temsil edebilir. Bu husus gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle, yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, 06.11.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy