(818 S. K. m. 158)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 17.11.1997 gününde verilen dilekçe ile ferağa icbar suretiyle tescil ve cezai şartın tahsilinin istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 29.9.1998 günlü hükmün Yargıtay'ca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili ve davacı mirasçıları vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 21.3.2000 günü için yapılan tebligat üzerine gelen olmadı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün, davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Taraflar arasındaki gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinde; satıcının bu sözleşme hükümlerine riayet etmemesi halinde diğer tarafa 7.250.000.000 TL. satış vaadi bedelinden ayrıca 7.250.000.000 TL. cezai şart da ödeyeceği kararlaştırılmıştır. Burada Borçlar Yasası'nın 158/1. maddesinde öngörülen seçimlik cezai şart söz konusudur. Bu halde alacaklı ya borcun ifasını veya cezai şartın ödenmesini isteyebilir. İfaya eklenen cezai şart söz konusu olmadığından hem ifa hem de cezai şartın birlikte yerine getirilmesini isteyemez. Bu itibarla; taşınmazın alıcı adına tesciline karar verildiğine göre, alıcının cezai şart isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken, cezai şart isteğinin kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 1- Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Davalı vekilinin yukarıda 2 numaralı bentte açıklanan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, yatırdığı temyiz harcının istek halinde iadesine, 22.03.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy