(743 S. K. m. 618)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine, davalı tarafından davacı aleyhine gününde 18.10.1999 ve 25.10.1999 verilen dilekçeler ile tapulu taşınmaza müdahalenin önlenmesi ve kal birleştirilen davada müdahalenin önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; konusuz kalması nedeniyle meni müdahale ve kal davasının reddine, birleştirilen müdahalenin önlenmesi davasının kabulüne dair verilen 9.6.2000 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Mevlüt Kuru vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, 18.10.1999 günlü dilekçesi ile 5 sayılı parseline davalı 3 sayılı parsel sahibinin müdahalesinin önlenmesini ve kal istemiş, davalı vekili 25.10.1999 günlü dilekçesi ile 3 sayılı parseline davacı 5 sayılı parsel malikinin müdahalesinin önlenmesini istemiştir. Her iki dava 28.1.2000 tarihinde birleştirilmiş, mahkemece davacı Mevlüt'ün davasının konusuz kalması nedeni ile reddine, birleştirilen davanın kabulü ile (b) işaretli 3.916 metrekare yere davalı Mevlüt'ün müdahalesinin önlenmesine karar verilmiştir.
Davacı ve birleştirilen davanın davalısı Mevlüt vekili tarafından karar temyiz edilmiştir.
Dosyanın incelenmeşinden çap uygulamasına göre tanzim edilen keşif krokisi gereğince birleştirilen davanın kabulüne dair karar ile ayrıca davacı Mevlüt, 25.2.2000 tarihli keşifte imzalı beyanı ile davalı 3 sayılı parseldeki tecavüzlü evin ve merdiven sahanlığının kal'i talebinden vazgeçtiğinden ve mülkiyet hakkı devam ettiği sürece harcım vererek her zaman kal talebinde bulunabileceği nedeniyle davacı Mevlüt'ün kal davasının reddine dair karara karşı temyiz itirazlarının reddine,
Ancak; keşif krokisinde; temyiz eden davacı Mevlüt'e ait 5 sayılı parsele davalı 3 sayılı parsel maliki Osman Akgül'ün (e) ve (d) işaretli 0.36 ve 0.11 metrekare bina tecavüzünün ve (a) işaretli 1.87 metrekare merdiven sahanlığı tecavüzünün sabit bulunduğu ve bu husus kararın gerekçesinde yazıldığı halde; mahkemece: davacı Mevlüt'ün 25.2.2000 tarihli keşifte kal talebinden vazgeçmiş olduğu, bu nedenle, verilecek "müdahalenin önlenmesi" kararının infaz kabiliyetinin olamayacağı gerekçesi ile davanın konusuz kaldığı nedeniyle "müdahalenin önlenmesi" talebinin reddine dair verilen karar, Medeni Kanunun 618. maddesi gereğince davacı mülkiyet hakkından doğan yetkisini istediği şekilde kullanabileceğinden yazılı şekilde ve davacı Mevlüt'ün müdahalenin önlenmesi davasının reddine dair kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı Mevlüt vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 4.12.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy