(3402 S. K. m. 16) (743 S. K. m. 641, 912, 931)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27.5.1999 gününde verilen dilekçe ile 12774 sayılı parselin tapusunun iptali ve mera olarak sınırlandırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 12.5.2000 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine temsilcisi tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Hazine vekili, 27.5.1999 günlü dilekçesi ile 12774 sayılı parselin tapusunun iptali ile mera olarak sınırlandırılmasını istemiştir. Mahkemece, dava konusu taşınmazın davalı tarafından 29.11.1996 tarihinde ilk kayıt malikinden tapu kaydındaki yasal kayda güvenerek iyi niyetle satın aldığı nedeni ile Medeni Kanunun 931. maddesine göre davanın reddine dair verilen karar davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, mera olduğu iddiası ile tapu iptali ve sınırlandırılması isteğine ilişkindir. Medeni Kanunun 641 ve 912 maddesi ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/b maddesi gereğince meralar özel mülkiyete konu teşkil etmeyen kamu malları olduğundan bu davada Medeni Kanunun 931. maddesi uygulanamaz. Belirtilen taşınmaz, herhangi bir sebeple tapuya özel mülk olarak tescil edilmiş olsa dahi tescil keyfiyeti taşınmaza kamuya ait olma niteliğini ortadan kaldırmayacağı için lehine tescil yapılan kimseden tapudan satın alan kimse Medeni Kanunun 931. maddesine dayanıp hak iddiasında bulunamaz. Bu nedenle davanın esasına girilerek taraf delilleri incelendikten sonra neticesine göre davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği nedeni ile yazılı şekilde tesis edilen hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açılanan nedenlerle davacı Hazine temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulu ile hükmün BOZULMASINA, 29.1.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy