(4721 S. K. m. 883, 884)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 12.9.1994 gününde verilen dilekçe ile tapuda iptali ve tescil, haciz ve ipoteğin kaldırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tapu iptali ve tescil davasının kabulüne, ipoteğin kaldırılması davasının reddine ve haczin kaldırılması davasından davasında mahkemenin görevsizliğine, yetersizliğine dair verilen 14.5.1996 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: İpotek mülkiyetten gayri ayni haktır. Haciz ise şahsi haktır. İpoteğin, daire satışını boşa çıkarmak amacı ile muvazaalı olarak konulduğu, ipotek sahibi
Bankasının muvazaaya iştirakine dair delil getirilmediğinden davacının buna ait iddiası yerinde görülmediğinden ipotekle ilgili davanın reddine karar verilmesinde bir usulsüzlük görülmemiştir. Haczin kaldırılması isteğine gelince; davacı haczin kendisine satılan daire üzerine konulduğunu, dairenin henüz satıcı üzerinde bulunmasına rağmen satışın yapıldığı ve teslim olunarak nizalı dairede oturduğunun haciz sahibince bilindiğini, kötü niyetli olarak haciz konulduğunu belirterek haczin kaldırılmasını istemiştir. Mahkeme, davanın hacizli mala istihkak istemi niteliğinde olduğundan İcra Tetkik Merciinde açılması lazım geldiğinden bahisle mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli Ankara İcra Tetkik merciine gönderilmesine karar vermiştir. Hacizli mala istihkak iddiasında muvazaa bulunmaz. Kendisine ait mala başkasının borcundan dolayı konan haczin kaldırılması istenir. Bu davada lehine haciz konan kişi hasım gösterilerek bu haczin muvazaalı olduğundan dolayı kaldırılması istenmektedir. Dava, haczi koyan icra memurunun bulunduğu yer mahkemesinde mi açılacaktır, yoksa üzerinde haciz konulan taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde mi açılacaktır? Olayda icra memurunun yapmış olduğu muameleler tenkit edilmiyor ve onların düzeltilmesi istenmiyor bu davada haczin haciz sahibi ile tapuda malik gözüken kişinin el ve işbirliği içersinde haricen kendilerine satılan ve teslim edilen yerlerde bu satışı bertaraf etmek için yapıldığı, haczin muvazaalı olduğu konusundaki iddia, taşınmazın bulunduğu yerdeki Asliye Mahkemesinde görüleceğinden, mahkemenin vermiş olduğu görevsizlik kararı doğru görülmediğinden hükmün bu yönden bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile sadece haczin kaldırılması hususunda verilen görevsizlik kararı yönünden hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 04.02.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy