(818 S. K. m. 213, 355)
Dava: Davacı vekili ve müdahil vekili tarafından, davalılar aleyhine 29.7.1996 - 15.11.1996 gününde verilen dilekçeler ile kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; ilk davanın kabulüne, müdahilin davasının reddine dair verilen 21.9.2000 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi müdahil vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, yükleniciden aldığı bağımsız bölümün adına tescili için yüklenici ve arsa sahiplerini hasım göstererek tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuştur. Davaya asli müdahil olarak katılan Murat'da aynı bağımsız bölümü satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığı iddiasıyla, taşınmazın adına tescilini talep etmiştir. Mahkemece, davacı ve katılanın istemlerinin reddine karar verilmiştir. Red kararı dairemizce, istemin alacağın temliki hükümleri uyarınca incelenmesi, yüklenicinin eksik bıraktığı iş var ise bunun pek az ve katlanılabilir boyutta olması koşuluyla, yüklenici ya da halefi alıcılar tarafından tamamlattırılması veya bedelini ödettirilmesi ve belirlenecek arsa payı oranında tescile karar verilmesi yönünden bozulmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmazda eser sözleşmesi uyarınca tamamlanma oranı belirlenmiş, %5,5 oranında saptanan eksik işin katlanılabilir boyutta olduğu kabul edilerek, eksik bırakılan iş bedelinden davacı payına düşen orandaki kısmın depo edilmesi karşılığı tescile karar verilmiştir.
Hükmü, katılan Murat ve arsa sahibi Tursun mirasçılarından Refik temyize getirmiştir.
Dava, daha önceki bozma ilamımızda da belirtildiği gibi, yüklenici payının temlik alınmasından kaynaklanan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Yüklenici edimini %94,5 oranında tamamlamıştır. Eksik kalan işlerin niteliği ve oranı nazara alındığında bunun katlanılabilir boyutta olduğunun kabulünde bir usulsüzlük yoktur. Ancak eksik bırakılaın işin dava tarihindeki değeri hesaplattırılarak tamamının davacıya ödettirilmesi gerekirken arsa payı oranında eksik işlerden sorumlu olması alacağın temliki hükümleri ile bağdaşmaz.
Müdahil Murat'ın temyizine gelince, sözleşmeler ayrı ayrı incelendiğinde davacı üçüncü katta doğu tarafındaki 1 daireyi, müdahil ise ikinci katta güney cepheli daireyi satın almıştır. Sözleşmelerden farklı dairelerin satın alındığı sonucuna ulaşılmakta ise de taraflar aynı daire üzerinde hak iddia etmektedirler. Bir an için aynı dairenin satın alındığı kabul edilse bile yarışan şahsi hakların varlığı halinde önceki tarihli olanına üstünlük tanımak gerekir. Davacının sözleşmesi de önceki tarihli olduğundan katılan Murat'ın temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Arsa maliki mirasçısının temyiz itirazları ise davacının eksik bırakılan iş bedelinin tamamını ödemesi koşuluyla tescile karar verilebileceğinden yerinde görülmüş ve hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle, davalı Refik'in temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, 30.3.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy