(3402 S. K. m. 12, 16) (766 S. K. m. 35)
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 16.8.1982 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve mera olarak sınırlandırma istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda: davanın reddine dair verilen 23.1.2001 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Davacı Hazine vekili, tapulama sırasında davalılar acına leşçil edilen 281 parsel sayılı taşınmazın evveliyatının mer'a olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile mer'a olarak sınırlandırılmasını istemiştir.
Mahkemece, davanın 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyize getirilmiştir.
3402 sayılı Kadastro Yasasının 16/B maddesinde belirtildiği üzere mer'a, yaylak, kışlak, otlak, harman ve panayır yerleri sınırlandırıl, parsel numarası verilerek yüzölçümü hesaplanır ve bu gibi taşınmaz mallar özel siciline yazılır. Sözü edilen orta malları, bazı yasal durumlar ayrık olmak üzere özel mülk konusu olamazlar. Tapuya tescil edilmezler, zilyetlik ve olağanüstü kazandırıcı zaman aşımı ile iktisap edilemezler. Bu tür taşınmazlar için tapu sicili kurulması söz konusu olmadığına göre, gerek yürürlükten kaldırılan 766 sayılı Tapulama Yasasının 312 ve halen yürürlükte bulunan 3402 sayılı Kadastro Yasasının 12/3 maddelerinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin uygulama olanağı yoktur.
Bu itibarla tarafların delillerinin toplanarak varılacak sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken olaya uygulama olanağı bulunmayan hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahisle davanın reddi, isabetli bulunmamıştır.
Yukarıda yazılı nedenlerle; temyiz isteminin kabulü ile hükmün BOZULMASINA. 03.04.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy