(818 S. K. m. 262)
Dava, arsa sahibi ile yüklenici arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesinde yükleniciye ayrılan bağımsız bölümlerden 12 numaralı olanının yükleniciden haricen satın alımına dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkeme, kat irtifakı kurulurken inşaat sözleşmesindeki paylaşım şeklinin değiştirildiğini, kat irtifakı kurulurken benimsenen yeni paylaşım şekline göre çekişmeye konu bağımsız bölümün arsa sahibine isabet eden yerlerden olduğunu, bu durumda davacının Borçlar Kanununun 162.nci maddesine dayanarak tescil istemeyeceğini belirterek davanın reddine karar vermiş, hükmü; davacı vekili temyize getirmiştir.
Mahkemenin gerekçesinde de belirtildiği üzere; davacı, yüklenici K.Ü.' ın da inşaat sözleşmesinden kaynaklanan kişisel hakkına halef olarak davayı açmış bulunmaktadır. Şu hali ile dava, yüklenici K. Ü.' ın da hukukunu ilgilendirmektedir. Bu nedenle davacının bayii olan yüklenici K.Ü'a da husumet yöneltilmesi sağlandıktan sonra işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken bu husus göz ardı edilerek usulünce taraf teşkili sağlanmadan işin esası hakkında karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Kabule göre de; yüklenici ile arsa sahibinin inşaat sözleşmesi kurulmadan önce çap komşusu oldukları, inşaat sözleşmesi ile her iki parselin tevhidi suretiyle oluşacak parsel üzerine her birinin tevhit edilen parseline sekizer bağımsız bölüm isabet edecek şekilde toplam on altı bağımsız bölümde ibaret bina yapılmasını, arsa sahibinin parseline isabet edecek sekiz bağımsız bölümden üçünün arsa sahibine kalan kesimin de yükleniciye ait olmasını kararlaştırdıkları anlaşılmaktadır. Kat irtifakı kurulurken de; yüklenici adına kendi parseli dolayısıyla sekiz bağımsız bölümün yazıldığı, kalan sekiz bağımsız bölümün de arsa sahibi adımı yazıldığı anlaşılmaktadır. Bu husus kat irtifakı kurulurken inşaat sözleşmesindeki paylaşım şeklinin değiştirilmesi niteliğinde değildir. Aksine bu düşünce yüklenicinin hiçbir karşılık olmaksızın arsa sahibine inşaat yapması demek olur ki bu da hayatın olağan akışına uygun düşmez. Esasen davalı Adalet 21.6.1999 tarihli celsede, bu bağımsız bölümün edimi karşılığı yükleyiciye bırakılan yer olduğunu, müteahhit edimini yerine getirmediği için tapunun kendilerine kaldığını kabul etmektedir. Bu durumda çekişmeye konu yerin yükleniciye isabet eden yerlerden olmadığının kabulü de doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine. 9.000.000 lira duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 01.05.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy