(743 S. K. m. 581, 935)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 4.8.1998 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 8.12.1998 günlü temyiz edilmeden kesinleşen hükmün, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 9.1.2001 gün ve 168846 sayılı tebliğnamesi ile HUMK.'nun 427/6 maddesi gereğince kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla, dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Ali Turaç vekili 4.8.1998 tarihli dava dilekçesiyle, davalı Tapu Sicil Müdürlüğü aleyhine açtığı dava ile, Yahyalı ilçesinde bulunan 27 parsel nolu taşınmazın tapu kayıt maliki murisi babası Hacı Turaç'ın tapu kaydında Hayalat olarak yazılı bulunan soyadının nüfus kaydına uygun olarak Turaç olarak düzeltilmesini istediği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Dava, Medeni Kanunun 935. maddesine göre açılan tapuda isim tashihi istemine ilişkindir. Dosyada bulunan veraset ilamından da anlaşılacağı üzere muris Hacı Turaç 17.3.1986 tarihinde ölmüş olup, davacı Ali Turaç'tan başka mirasçıları da mevcuttur. Ölüm tarihi itibarıyla terekenin iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi olması nedeniyle Medeni Kanunun 581. maddesi gereğince, bütün mirasçıların tereke mallarında iştirak halinde malik bulundukları kanun hükmü gereğidir. Bir davada tarafların taraf ehliyetine sahip olmaları, dava şartlarındandır ve bu yön yargılamanın her safhasında mahkemece kendiliğinden (re'sen) nazara alınır.
Bu nedenle; davada, Medeni Kanunun 581. maddesi gereğince bütün mirasçıların birlikte dava açmaları (mecburi dava arkadaşlığı) veya açılan davaya muvafakat etmeleri (icazet vermeleri) ya da terekeye temsilci tayini suretiyle davaya devamla oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, murisin başka mirasçıları da olduğu halde, sadece davacının temsili suretiyle açılan davanın dinlenme olanağı yok iken davaya bakılarak hüküm verilmiş olması bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemli temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.'nun 427/6. maddesi gereğince hukuki sonuçları saklı kalmak üzere, kanun yararına BOZULMASINA, bozma kararının bir örneğinin Resmi Gazete'de yayınlanmak üzere Adalet Bakanlığına gönderilmesine, 29.01.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy