(743 S. K. m. 581, 935)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine 1.7.1999 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14.7.1999 günlü temyiz edilmeden kesinleşen hükmün, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 8.1.2001 gün ve 168847 sayılı tebliğnamesiyle HUMK.'nun 427/6. maddesi gereğince kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla, dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Seniye Keçeci'nin 1.7.1999 tarihli dava dilekçesiyle davalı Tapu Sicil Müdürlüğü aleyhine açtığı davada Taraklı ilçesinde bulunan 196-572-1027-1368-2035 ve 2772 parsel sayılı taşınmazlarda tapu kayıt maliki miras bırakan annesi Hatice Çevik'in tapu kayıtlarında Ali olarak yazılı bulunan baba adının nüfus kaydına uygun olarak Ali Molla olarak düzeltilmesini istediği, Mahkemece davanın kabulüne karar verildiği, hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Dava, Medeni Kanunun 935. maddesine göre açılan tapuda isim tashihi istemine ilişkindir. Dosyada bulunan veraset ilamından da anlaşılacağı üzere muris Hatice Çevik 22.2.1995 tarihinde ölmüş olup, davacı Seniye Çevik Keçeci den başka mirasçıları da mevcuttur. Ölüm tarihi itibarıyla terekenin iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi olması nedeniyle Medeni Kanunun 581. maddesi gereğince, bütün mirasçıların tereke mallarında iştirak halinde malik bulundukları kanun hükmü gereğidir. Bir davada tarafların taraf ehliyetine sahip olmaları, dava şartlarındandır ve bu yön yargılamanın her safhasında mahkemece kendiliğinden (re'sen) nazara alınır.
Bu nedenle; davada, Medeni Kanunun 581. maddesi gereğince bütün mirasçıların birlikte dava açmaları (mecburi dava arkadaşlığı) veya açılan davaya muvafakat etmeleri (icazet vermeleri) ya da terekeye temsilci tayini suretiyle davaya devamla oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, murisin başka mirasçıları da olduğu halde, sadece davacının temsili suretiyle açılan davanın dinlenme olanağı yok iken davaya bakılarak hüküm verilmiş olması bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemli temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.'nun 427/6. maddesi gereğince hukuki sonuçları saklı kalmak üzere, kanun yararına BOZULMASINA, bozma kararının bir örneğinin Resmi Gazete'de yayınlanmak üzere Adalet Bakanlığına gönderilmesine, 29.01.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy