(743 S. K. m. 935)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.11.1996 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydına vakıf şerhinin yazılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 11.9.1997 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, 674, 689, 753, parsel sayılı taşınmazların ilk tesis kayıtlarında "Lala Şahin Paşa Vakfı" şerhi olduğunu ileri sürerek tapu kaydına bu şerhin yazılmasını istemiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazların tapulama sırasında senetsizden tescil edildiği ve tapu kütüğünde herhangi bir vakıf şerhine rastlanmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı idare vekili tarafından temyize getirilmiştir.
Dava, vakıf şerhinin tapuya işlenmesi isteğine ilişkin olduğuna göre, bu tür davalarda vakıf şerhinin olmaması ya da kaldırılmasında yararı olan kişilerin hasım gösterilerek davanın açılması gerekir. Bu itibarla Hazine aleyhine açılan davanın reddi sonucu itibariyle doğrudur. ( H.G.K.'nun 24.5.2000 tarih, 2000/14-893 Esas, 2000/916 karar )
Dosya kapsamına, toplanan delillere, kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle 753 parsel sayılı taşınmazın tapulama sırasında senetsizden tescil edilmiş olması ve tapu kütüğünde de herhangi bir vakıf şerhinin bulunmadığının saptanmış olmasına göre davacı vekilinin bu parsele ilişkin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Dosya içerisinde bulunan tapulama tutanaklarının incelenmesinden, dava konusu 674 ve 689 parsel sayılı taşınmazların dayanak tapu kayıtlarının bulunduğu ve bu tapu kayıtlarına istinaden maliklerin adına tespit edildiği anlaşılmıştır. Mahkemece, bu dayanak tapu kayıtları getirtilmemiştir. Vakıflar Kanununun değişiklik yapılmasına dair 4.4.1995 tarih ve 4103 sayılı yasanın 27. maddesi uyarınca, vakfın cinsine bakılmaksızın, mevcut mukataalı veya icareteynli taşınmazların mülkiyetleri taviz bedeli ödenmedikçe kullanıcıya geçmez. Davacı idare de, dava konusu taşınmazların geldi kayıtlarında vakıf şerhi bulunduğunu, bedel ödenmeden kaldırılamayacağını ileri sürmektedir.
Mahkemece, öncelikle dava konusu taşınmazların. tapulama sırasında tespitlerine esas alınan tapu kayıtlarının tüm geldi ve gitti kayıtları ile merciinden getirtilmeli, vakıf şerhi bulunup bulunmadığı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle, davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 6.2.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy