(1086 S. K. m. 429) (3402 S. K. m. 12)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 14.12.1998 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 5.4.2001 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, tapulama mahkemesinde yapılan sulh anlaşmasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalılar, davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece önceki kararda; tapulama öncesi hakka dayanıldığı ve tapulamanın kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiş, kararın temyizi üzerine Dairemizce "tapulama tespitlerinin 1976 yılında, tapulama mahkemesindeki sulh anlaşmasının ise 1979 yılında yapıldığı, bu nedenle tapulama sonrası bir nedene dayanıldığı, hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahisle davanın reddinin doğru olmadığı" gerekçesiyle hüküm bozulmuş, karar düzeltme istemi de bu nedenle reddedilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulduğu, davacı yararına usulü kazanılmış hak oluşturduğu, buna göre davanın hak düşürücü süreden reddedilmeyerek, tarafların toplanan delillerine göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeyerek yazılı nedenlerle yeniden hak düşürücü sürenin dolduğundan bahisle davanın reddi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 22.6.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy