(6831 S. K. m. 20, 21) (4342 S. K. m. 1, 2, 3, 4)
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 6.6.1994 gününde verilen dilekçe ile yaylaya el atmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 4.4.2001 günlü hükmün Yargı tayca duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle, tayin olunan 18.9.2001 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı Küçükbağlar Köyü muhtarı Duran Mine ve vekili Av. Cengiz Gençler, davacı Büyükbağlar Köyü Muhtarı İsa Öz ve vekili Av. Abdulkadir Aykun ile karşı taraf vekili Av. Süleyman Kaya geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava; yaylaya el atmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Mahkeme; taşınmazın kadimden beri müşterek yayla olarak kullanıldığının anlaşıldığını belirterek davanın kısmen kabulü ile kırmızı boyalı 7500 dönümlük yer için müşterekliğe vaki el atmanın önlenmesine karar vermiştir.
Hükmü; tüm taraf vekilleri temyize getirmişlerdir.
Yargılama sırasında davalı taraf; taşınmazın kısmen köye mensup kişilere ait özel mülklerden kısmen de ormandan müteşekkil olduğunu savunmuş, mahkemece de keşif zaptında, keşif yerinin tam orta bölgesinde geniş bir çayırlık alan bulunduğu keşif yerinin diğer kısımlarının orman ağaçlan ile kaplı olduğu gözlemlenmiştir. Harita mühendisi bilirkişinin raporunda da arazinin genel olarak meşe ağaçlan ile kaplı olduğu açıklanmıştır. Bu duruma göre 24.9.1999 tarihli ilk bilirkişi raporunda kırmızı renkle çizilerek gösterilen 7500 dönümlük saha bütünüyle yayla değildir. Kısmen orman arazisi olduğu belirtilmektedir. Nitekim ek raporda da Kemer yaylası olarak sarı boyalı 150 dönümlük saha ayrıca gösterilmiş, bu yerde bitki örtüsünün yok denecek kadar az olduğu, kalan yerlerin meşe ağaçlan ile kaplı olduğu bildirilmiştir.
Ne var ki taşınmazın niteliğinin belirlenmesi yönünden mahkemece yapılan bu araştırma ve inceleme yeterli değildir. Taşınmazın ormanla ilişkisi net olarak belirlenmemiş, orman ile orman içi mera olan yerler gereği gibi tefrik edilmemiş, hüküm kurulurken de bu ayrım üzerinde durulmamıştır. Her ne kadar orman içinde mera bulunabilir ve 6831 sayılı Yasanın 20 ve izleyen maddeleri hükmünce orman idaresinin izin ve murakabesi altında bu tür yerlerden yararlanmak mümkün ve bu itibarla davanın dinlenme olanağı mevcut olur ise de orman mahiyetinde olan kesimler için vaki olacak müdahalenin önlenmesini münhasıran orman idaresi isteyebilir. Bu hususlar üzerinde durulmadan taşınmazın orman ile ilişkisinin ne olduğu, uzman orman mühendisi ve yerel bilirkişi aracılığıyla yerinde araştırılmadan orman içi mera olup olmadığı saptanmadan 7500 dönümlük taşınmazın bütününde müşterekliğe vaki el atmanın önlenmesine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Kaldı ki yargılıma sırasında talebin Büyükbağlar Köyü için daraltıldığı, ihtilaflı yerin Kemer Yaylası olarak gösterilen sarı boyalı kesimden ibaret olduğu ittifakla söylendiğine göre dava edilmediği söylenilen yer için de hüküm tesis edilmesi doğru değildir. İhtilaflı yer keşif sırasında açıkça belirlenmeli ve teknik bilirkişiye infazda soruna yol açmayacak şekilde ihtilaflı yerin haritası düzenlettirilmelidir. Bu hususlar nazara alınmadan yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 750.000 lira duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 750.000 lira duruşma vekalet ücretinin de davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 18.9.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy