(743 S. K. m. 671)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine 26.5.2000 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26.10.2000 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, genel yola bağlantısı olmayan 178 parsel sayılı taşınmazı lehine davalı hazineye ait 31 parselden geçit hakkı kurulmasını istemiştir. Mahkeme davanın kabulüne karar vermiş, hükmü davalı hazine vekili temyize getirmiştir.
Medeni Kanunun 671.maddesinin amacı, yola bağlantısı olmayan taşınmaz malikinin genel yola kesintisiz bir şekilde çıkışının taraf taşınmazlarının özellikleri ve tarafların menfaatleri gözetilerek, bir tarım aracının geçebileceği, 2,5-3 metre genişlikte yol ile sağlanmasıdır. Bunun için, mahkemece öncelikle çevre yolları da gösteren ayrıntılı pafta getirtilerek, taşınmaz başında yapılacak keşifte, davacı taşınmazına yol verme olasılığı olan tüm taşınmazlar yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda mevcut kullanma durumlarına göre ayrıntılı olarak saptanmalı, en az zarar görecek yer belirlenmeli, denetime uygun rapor alınarak seçenekler arasında kararlaştırma yapılarak sonucuna göre uygun yerden geçit tesisine karar verilmelidir.
Öte yandan lehine geçit hakkı kurulacak taşınmazın ana yola kadar bağlantısının kesilmemesi ve bu yolun açılmasında en kısa değil, en az zarar verecek şekilde belirlenmesi gerekir.
Somut olayda, sadece davalı 31 parsel sayılı taşınmaz üzerinde inceleme yapılmış, diğer seçenekler hususunda ayrıntılı bir inceleme yapılmadığı için seçenekler arasında karşılaştırma da yapılmamıştır. Davalı 31 parselin doğusunda yer alan 118 sayılı parselin doğu sınırını takiben yola ulaşma olanağı bulunup bulunmadığı incelenmeli, buradan yol vermenin maddi boyutları saptanmalı, maliyet hesabı yapılmalıdır. Şayet ulaşılan sonuç, davacının geçit verilen ve davalı taşınmazının kullanım ve ekonomik bütünlüğünü bozan yoldan yararlanmasını zorunlu kılacak derece de katlanılması ağır külfet doğuruyor ise, bu durumda katlanma yükümü ve fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi uyarınca davalı taşınmazın kullanım bütünlüğünün bozulması uğruna davacı genel yola ulaştırılmalıdır.
Bundan başka, 31 parselden kurulan geçit yeri genel yola kadar ulaştırılmamış, 134 ve 136 parseller arasında yer alan dereye kadar getirilerek burada bırakılmıştır. Derenin zeminde halen yol olarak kullanıldığı bilirkişi raporunda belirtilmiş ise de, niteliği tam olarak saptanmamış ve açıklanmamış, yağışlı mevsimlerde yol olarak kullanılmasının mümkün olup olmadığı belirlenmemiştir.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan, eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı hazine vekilinin yerinde görülen temyiz isteğinin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 09.02.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy