(4342 S. K. m. 1, 4, 12)
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 3.12.1984 gününde verilen dilekçe ile meraya elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 16.3.2001 günlü hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 25.9.2001 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av. M. F. Akkaya geldi, karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra davacı vekilinin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Dava; mer'aya elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir. Mahkeme; davanın reddine karar vermiş, hükmü; davacı vekili temyize getirmiştir.
Davacı dayanağı fermanın düzmece olup olmadığı hususunda yaptırılan bilirkişi incelemelerinde belgenin düzmece olamayacağı ve hakiki bir ferman olduğu 20.8.1989 ve 31.8.1988 tarihli bilirkişi raporları ile saptanmıştır. Esasen mahkemenin de fermanın sıhhati yönünden olumsuz bir düşüncesi bulunmamaktadır. Ne var ki; 1054 tarihli davacı dayanağı fermanda müşterek yararlanılacağı şeklindeki bilirkişi mütalaası ve bunu benimseyen mahkeme gerekçesi sözü geçen fermanın içeriğine uygun bulunmamıştır. Bu ferman davacı köyün müstakil yararlanma hakkı bulunduğunu göstermektedir. Mal böyle olmasına rağmen bu fermanın müşterek yararlanmayı öngördüğünden bahisle ve buna göre davalı köyün bu meradan yararlanmasının haksız sayılamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Mahkemece tarafların kayıt ve belgeleri; bu belgelerin geçerlilikleri, nitelikleri, içerikleri, kapsamları ve birbirlerine etkilen yönünden irdelenmek, buna ilişkin gerekçeler de kararda açıklanmak, gerekirse bu hususta uzman bilirkişilerden rapor almak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine, 11000 Lira duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 25.09.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy