(743 S. K. m. 655)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 28.9.1999 gününde verilen dilekçe ile temliken tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 7.2.2001 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, davalılar adına tapuda kayıtlı 182 numaralı parselde bulunan ve kendisi tarafından iyi niyetli olarak dikilip yetiştirdiği ağaçların bulunduğu kısmın adına tescili isteminde bulunmuştur.
Davalı, çaplı taşınmazda davacının iyi niyet iddiasında bulunamayacağını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Medeni Kanunun 655. maddesine dayalı temliken tescil isteğine ilişkindir.
Medeni Kanunun 655. maddesine göre, bir kimse başkasının fidanını kendi arazisine veya kendisinin ya da üçüncü kişinin fidanını başkasının arazisine dikerse, başkasının arazisi üzerinde yapılan yapılarla taşınır yapılara ilişkin hükümlerin kıyas yolu ile bunlara da uygulanacağını belirtmiş, Medeni Kanunun 648, 650 ve 654 maddelerine atıfta bulunmuştur. Buna göre davanın tescil isteğinin kabulü için tescili istenilen taşınmaz üzerine dikilen ağaçların değerinin açıkça taşınmazın değerinden fazla olması, ağaçların niteliğine göre sökülüp götürülmesinde veya sökülmesinde aşırı bir zararın doğması (objektif unsur) ve malzeme sahibinin arsanın kendisine ait olmadığını bilmemesi veya kendisinden beklenen dikkat ve özeni gösterdiği halde bilebilecek durumda olmaması (sübjektif unsur) gerekir.
Somut olayda davacı, adına tapuda kayıtlı 184 ve 186 parsel sayılı taşınmazların sınırında bulunan ve davalılar adına tapuda kayıtlı olan 182 parsel sayılı taşınmazda kaldığı belirlenen ağaçları iyi niyetli olarak dikip yetiştirdiği gerekçesi ile bu kısmın adına tescili isteminde bulunmuştur.
Davacı, maliki olduğu taşınmazları 1984 ve 1994 yıllarında satış yolu ile edinmiş olup, davacı ve davalı taşınmazları 1971 yılında çapa bağlanmıştır.
Dosyaya sunulan bilirkişi raporunda, ağaçların değerinin, tescili istenilen taşınmazın değerinden fazla olduğu belirtilmiş ise de yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda davacının satın alma yoluyla edindiği çaplı taşınmazda kendisinden beklenen özeni gösterdiğinin kabulü mümkün değildir.
Bu nedenle Medeni Kanunun 655. maddesi uyarınca tescil kararı verilebilmesi için öngörülen sübjektif unsur gerçekleşmediği halde yazılı olduğu şekilde tescile karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, 27.9.2001 oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy