(1163 S. K. m. 53)
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 12.11.1999 gününde verilen dilekçe ile tahsise dayalı elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; elatmanın önlenmesi davasının kabulüne, ecrimisil isteminin kısmen kabulüne kısmen reddine dair verilen 4.4.2001 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, dava dışı S.S.İzmir Özdenizciler Arsa ve Konut Yapı Kooperatifinin üyesi olduğunu, kooperatifçe inşa edilen meskenlerden dava konusu olan dairenin kendisine tahsis edildiğini ancak kooperatif tarafından daha sonra bazı gerekçelerle bu dairenin inşaatları yapan dava dışı Ahmet Nusret Aşık'a usulsüz olarak satılıp teslim edildiğini, bu kişinin de taşınmazı tapudan davalıya sattığını, davalının bu taşınmazda oturmasının yasal olmadığını ileri sürerek, elatmasının önlenmesini ve işgal tarihinden itibaren ecrimisile hükmedilmesini istemiştir.
Davalı davaya cevap vermemiş, mahkeme elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne, ecrimisil isteğinin de kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermiş, hükmü davalı vekili temyize getirmiştir.
Dava konusu taşınmaza ait tapu kaydı dosyada bulunmamaktadır. Ancak davalı vekilinin temyiz dilekçesine ekli olarak ibraz ettiği tapu senedine göre nizalı bağımsız bölümün Ahmet Nusret Aşık adına kayıtlı iken 24.3.1999'da satışı ile B.l.Blok 5 No.lu girişte 118/7658 arsa paylı 4.kat 8 numaralı meskenin davalı Sadettin Girgin adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.
Davacı, dava dışı kooperatifin usulsüz genel kurul kararlarına dayanarak üyelerden ödeme talep etmesi üzerine bu kararların iptali için dava açtığını ve davaların halen derdest olduğunu ileri sürmüş, kooperatifin dosyada mevcut cevabi yazılarına göre de, davacı için kooperatif üyeliğine kayıt sırasına göre nizalı dairenin belirlendiği, ancak davacının ödemelerini düzenli yapmaması nedeniyle kendisine iki adet ihtarname keşide edilmesine rağmen ödeme yapmadığı için 14.1.1999 tarihli yönetim kurulu kararı ve itiraz üzerine de 2.7.2000 tarihli genel kurul kararları ile ortaklıktan ihracına karar verildiği, davacının kooperatif genel kurulunun iptali ve ayrıca ihraç kararının iptali için açtığı davalarında derdest olduğu anlaşılmıştır.
Şu duruma göre, davacının kooperatif üyesi olup olmadığı hususu halen nizalıdır ve 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan davaların sonucuna göre üyelik durumu belirlenecektir.
O halde mahkemece, davacının açmış olduğu genel kurulun ve ihraç kararının iptali davalarının sonucu beklenerek, oluşacak duruma göre bir karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozmaya göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, 5.10.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy