(3402 S. K. m. 9)
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 9.5.2000 gününde verilen dilekçe ile yola elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21.3.2001 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Dava, yola vaki elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Davalılar, çekişmeli taşınmazın yol olmadığını savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyize getirilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde Kadastro çalışmalarının yapıldığı ancak, askı ilanları yapılmadığından kadastro tespitinin kesinleşmediği anlaşılmıştır. Kadastro tespitinin yapıldığı günden sonra ve askı ilanından önce taşınmazın aynına yönelik uyuşmazlık içeren dava itiraz niteliğini taşır. Davalılarda askı ilanından önce çekişmeli taşınmazın yol olmadığını savunduklarına göre, 3402 sayılı Kadastro Yasasının 9/2. maddesi gereğince işlem yapılmak üzere dosyanın Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesi ve orada yapılacak işlemler sonunda oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle; temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 09.10.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy