(3402 S. K. m. 12, 41) (766 S. K. m. 31)
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 19.2.1998 gününde verilen dilekçe ile tersimat hatasının düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 24.4.2001 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Davacı, 12 ve 13 parsel sayılı taşınmazlarda tersimat hatası olduğu gerekçesiyle Kadastro Müdürlüğüne başvurarak 3402 sayılı yasanın 41. maddesi uyarınca düzeltme yapılmasını istediğini, Müdürlükçe istemin reddedildiğini ileri sürerek bu kez dava yoluyla taşınmazlar arasındaki tersimat hatasının düzeltilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Kadastro Müdürlüğünce, 3402 sayılı yasanın 41. maddesi uyarınca tersimat hatasının düzeltilmesi isteği reddedildiğinden, bu karara karşı idari yargı yoluna başvurulacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı temyize getirmiştir.
Davacı, 13 parsel sayılı taşınmazından bir miktar yerin 12 parsel içerisinde tersim edildiğini ileri sürerek 41. madde uyarınca düzeltme istemektedir. Anılan madde uyarınca, kadastroları kesinleşmiş taşınmaz mallarda vasıf değişikliği ve mülkiyet nakline yol açmayacak nitelikteki ölçü, tersimat ve hesaplamalardan doğan fenni hatalar ilgilinin başvurusu üzerine veya Kadastro Müdürlüğünce resen düzeltilebilir. Bu işlemin iptali için de, lehine düzeltme yapılan kişiler hasım gösterilerek, işlemin tebliğinden itibaren 30 gün içinde Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açılabilir.
Somut olayda, tersimat hatasının düzeltilmesi isteği reddedilmiştir. Mülkiyet nakline yol açabilecek nitelikteki bu düzeltmenin Kadastro Müdürlüğünce düzeltilmesi olanağı yoktur. Bir davada olayları anlatmak tarafların, hukuki nitelemeyi yapmak ise mahkemenin görevidir. Olayların anlatılış şekline göre de eldeki dava tapu iptali ve tescil isteğine yöneliktir. Bu niteliği itibarıyla da 3402 sayılı yasanın 12/3 ve 766 sayılı yasanın 31/2 maddesi uyarınca 10 yıllık hak düşürücü süre geçmiştir.
Mahkemece, davanın yukarıda açıklanan gerekçelerle reddedilmesi gerekirken, davanın idari nitelikte olduğu gerekçesi yerinde görülmemiştir. Ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK. nun 438/son maddesi uyarınca gerekçesi yazılı şekilde değiştirilerek hükmün onanması gerekmiştir.
Yukarıda yazılı nedenlerle, temyiz itirazlarının reddi ile hükmün gerekçesi düzeltilerek ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 21.09.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy