(2981 S. K. m. 9, 10)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 24.9.1999 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, olmaz ise tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 10.5.2001 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil bu olmaz ise taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, dayanak tapu tahsis belgesinin bir mülkiyet belgesi olmadığı, 2981 Sayılı Kanunun 3290 Sayılı Kanunla değişik 10. maddesi gereğince verilen tapu tahsis belgesinin mülkiyetin naklini isteme yönünden davalı idareye karşı şahsi hak meydana getiremeyeceği sabit olmakla böyle bir belgeye dayalı olarak davalı idareye zorlayıcı dava açılamayacağından bahisle davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyize getirmiştir.
Gerçekte tapu tahsis belgesi münhasıran davacıya tapu iptali ve tescil isteme yönünden bir hak vermez ise de, 2981-3290 Sayılı Yasanın 9 ve 10. maddeleri uyarınca ıslah imar planı yapılmış ve taşınmaz imar görerek müstakil imar parsellerine bölünmüş ve tapuya da işlenmiş ise ifa olanağı doğacağından davacı, şahsi hak doğuran bu tapu tahsis belgesine dayanarak adına tescilini isteyebilir. Dosya içerisinde bulunan Dairemizin 24.1.1989 gün ve 1988/8238-1989/685 sayılı bozma ilamında ileri sürülen görüş ıslah imar planı yapılmamış taşınmaza ilişkindir.
Somut olayda, dava konusu taşınmazın ıslah imar planı çalışması sonucu muhtelif parsellere ayrılıp tapuya işlenip işlenmediği kesin olarak anlaşılamamaktadır. Bu şartın gerçekleşmiş olması; yani tahsisi yapılan taşınmaz ıslah imar görüp tapuya müstakil parsel olarak tescil edilmesi halinde dosyaya gelen diğer belgelerle birlikte uzman bilirkişi aracılığı ile yerinde keşif yapılıp, davacının tapu tahsis belgesinin hangi imar parseline uyduğu belirlendikten sonra diğer şartları da yerine getirilmiş ise davanın kabulüne karar verilmesi gerekir. Eksik inceleme ile yazılı nedenlerle davanın reddi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 21.09.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy