(743 S. K. m. 651) (3402 S. K. m. 12/3)
Dava: Davacı tarafından, davalılar aleyhine 12.9.2000 gününde verilen dilekçe ile Medeni Kanunun 651. maddesi uyarınca temliken tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27.4.2001 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı M. Akpınar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, kadastro tespitinden önce davalılar miras bırakanına ait 10 parsel sayılı taşınmazın taşkın bina yaptığını, taşınmaz malikinin buna itiraz etmediğini ileri sürerek temliken tescil isteğinde bulunmuştur. Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taşkın binanın iyi niyetle yapıldığı, davalılar miras bırakanın buna itiraz etmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalılardan M. Akpınar temyize getirmiştir. Dava, Medeni Kanunun 651. maddesi uyarınca açılan, temliken tescil isteğine ilişkindir. Bu tür davalarda, sübjektif ve objektif koşulun birlikte gerçekleşmesi, yani bina yapanın iyi niyetli olması (sübjektif koşul) muhtesat bedelinin de açıkça zemin bedelinden fazla bulunması (objektif koşul) gerekir. Ayrıca, kadastro (tapulama) öncesi nedene dayanıldığında da, 3402 Sayılı Yasanın 12/3 maddesi gereğince 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde davanın açılması zorunludur.
Somut olayda, davacı kadastro öncesi nedene dayanmaktadır. Taşınmazların tapulaması 1981 yılında kesinleşmiş kayıtlarına taşkın bina işaret de edilmiştir. Taşkınlığın kayıtlarda yazılması hak düşürücü sürenin işlemesini durdurmaz. Mahkemece, 1981 yılında kesinleşen tapulamadan sonra 10 yıllık hak düşürücü süre içinde davanın açılmadığı gözetilmeden davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Kabule göre de, davalıların miras bırakanının, taşkın binanın yapılmasına itiraz etmemesi başlı başına iyi niyeti göstermeyeceği, yapılan binaya açıkça olur vermesinin gerektiği, bu da kanıtlanamadığına göre temliken tescilin sübjektif koşulunun da gerçekleştiğinden söz edilemez.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, 19.10.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy