(4342 S. K. m. 29)
Davacı vekili tarafından, davalılar Eskisu ve Sarıbıyık köyleri ile Hazine aleyhine 7.7.1985 gününde verilen dilekçe ile meni müdahale, birleştirilen 1992/273 E. sayılı dosyada Eskisu köyü muhtarlığı tarafından Karaşeyh ve Sarıbıyık köyleri ile Hazine aleyhine meni müdahale, birleştirilen 1995/231 E. sayılı dosyada da Sarıbıyık köyü muhtarlığı tarafından Eskisu ve Karaşeyh köyleri ile Hazine aleyhine meni müdahale istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; Karaşeyh ve Eskisu köylerinin davalarının kısmen kabulüne, kısmen reddine, Sarıbıyık köyünün davasının reddine dair verilen 20.2.2001 günlü hükmün Yargıtay'ca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı Karaşeyh köyü vekili ve davalı-davacı Sarıbıyık köyü muhtarı tarafından, ayrıca hükmün duruşmasız olarak incelenmesi de davalı davacı Eskisu köyü vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle tayin olunan 13.11.2001 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı Karaşeyh Köyü muhtarı Hasan Akkaya ve vekili Av. N. Sunay ile karşı taraftan Hazine vekili Av. A. Örücü ve Sarıbıyık köyü muhtarı A. Yıldız geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar
Birleştirilerek görülen üç davada da taraf köyler ayrı ayrı diğer köyleri ve Hazine'yi dava etmek suretiyle meraya elatmanın önlenmesini istemişlerdir.
Mahkeme; taraf köylerin keşif sırasında uygulanan köy hudutnamelerini esas almak suretiyle Karaşeyh ve Eskisu köylerinin davalarının kısmen kabulüne, Sarıbıyık köyünün davasın reddine karar vermiş, hükmü; Karaşeyh ve Sarıbıyık köyleri ile davalı Hazine vekili temyiz etmiştir.
Gerek 31.5.1955 tarih 4/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gerekse 4342 sayılı Mera Kanununun 29 ucu maddesi uyarınca bir köy veya belediyenin başka bir köy veya belediyenin mülki sınırları içinde merası bulunabileceği gibi mülki sınırlarda sonradan yapılacak bir değişiklik de yararlanma hakkını engellemez. Bu bakımdan mülki sınırlar nazara alınmak suretiyle uyuşmazlığın çözümüne gidilmesi doğru görülmemiştir.
Bundan ayrı, köylerin dava konusu ettikleri yerlerin dava dilekçelerine ve iradelerine uygun olarak belirlenmediği, istek dışında farklı yerler için hüküm kurulduğu tarafların bu konuda yargılama sırasında ileri sürdükleri itirazlarının değerlendirilmesi için yeniden keşif karar verilmesine rağmen sonradan bu ara kararından dönülmek suretiyle bu itirazların cevapsız bırakıldığı, teknik bilirkişi raporunun da; taraf köylerin taleplerini anlamaya ve keşfi izlemeye yeterli olmadığı anlaşılmıştır.
Bu nedenlerle; taşınmaz başında yeniden uzman bilirkişiler marifetiyle keşif yapılarak öncelikle her üç köyün dava ettiği yerlerin nereleri olduğunun dava dilekçelerine ve iradelerine uygun bir biçimde (her üç dava için) ayrı ayrı saptanarak uzman bilirkişiye bu konuda talepleri anlamaya ve birbirinden ayırmaya elverişli rapor ve kroki düzenlettirilmeli bundan sonra taraf köylerin mülki sınırları nazara alınmadan, çekişmeli yerlerde menfaati olmayan tarafsız köylerden yöreyi iyi bilen yaşlılar arasından seçilecek mahalli bilirkişi ve tanıkların beyanları alınarak dava konusu edilen yerlerde kadim yararlanma durumunun nasıl olduğu belirlenmelidir. Tüm bu hususlar yerine getirildikten sonra varılacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken bu hususlar gözardı edilerek yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 24.800 lira duruşma vekalet ücretinin davalı Eskisu köyünden alınarak davacı Karaşeyh köyüne verilmesine, 13.11.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy