(2004 S. K. m. 277) (818 S. K. m. 18)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 28.5.2001 gün ve 2001/3729-4007 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, davalılardan I. Kesim ile birlikte 115 parsel sayılı taşınmaz üzerine bina yaptıklarını, masrafları kendisinin karşıladığını ve tapunun da I. Kesim üzerine çıkarıldığını, yapılan masraflara karşılık da I.dan 40 bin DM'lık adi senet aldığını, tapuyu vermeyeceğini söyleyince I.'a karşı icra takibi başlattığını, ancak ödeme emrinin tebliğ edildiği gün I.'ın taşınmazı F. ve İ. Gümüş'e satıp, onlara ait 6 parsel sayılı taşınmazdaki 4 numaralı bağımsız bölümü satın aldığını ancak bu taşınmazın tapusunu kardeşi S. Tosun adına yaptırdığını ileri sürerek 4 numaralı bağımsız bölümün tapusunun iptali ile I. adına tescilini ve bu şekilde alacağının teminat altına alınmasını istemiştir.
Davalılar davanın reddini talep etmişlerdir.
Mahkemece, davanın nam-ı müstear'a dayalı iptal ve tescil isteğine ilişkin olduğu ve yazılı belge ile kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının temyizi üzerine yerel mahkeme kararı onanmış, bu kez davacı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Bir davada olayları anlatmak tarafların, hukuki nitelemeyi yapmak ise mahkemenin görevidir. Davacı davalılardan I.'a karşı icra takibi yaptığını, I.'ın da bu takibi boşa çıkarmak amacıyla mal varlığını elinden çıkarıp, kendi adına aldığı taşınmazı da kız kardeşi adına tescil ettirdiğini ileri sürmekte ve bu işlemin iptali ile alacağını teminat altına almak istemektedir. Dava, bu haliyle İcra İflas Kanunun 277 vd. maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali isteğine ilişkindir.
Bu davalarda, davanın dinlenebilmesi koşulu, tasarrufta bulunan aleyhine icra takibinin bulunması ve takibe konu borcun da tasarruftan önce doğmuş olması gerekir. Diğer koşullar ise yargılama aşamasında da tamamlanabilecek olan icra takibinin kesinleşmesi ve aciz belgesinin varlığıdır.
Somut olayda, 20.5.1996 tanzim tarihli 40 bin DM borç senedi nedeniyle 1997/708 sayılı icra takip dosyası ile I. Kesim aleyhine takibe geçilmiştir. 31.3.1997'de ödeme emri tebliğ edilmiş I. imzaya ve borca itiraz etmiş ve itirazın iptali davası kabul edilerek takip kesinleşmiştir. Kesinleşen takibe konu borç da iptali istenen tasarruftan önce doğmuştur.
Mahkemece, bu aşamadan sonra tasarrufun iptali davasının diğer koşulu olan davalı I.'ın borcu ödemede aciz duruma düşüp düşmediğinin saptanması ve kız kardeşi S. ile aralarında davacıyı zararlandırma kastıyla yapılmış bir temlik işleminin bulunup bulunmadığının araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu yönler gözetilmeden, davanın, koşulları oluşmayan nam-ı müstear gibi değerlendirilerek reddedilmesi doğru görülmediğinden karar düzeltme isteminin kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle, karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 28.5.2001 tarihli ve 2001/3729 Esas, 2001/4001 karar sayılı onama ilamı kaldırılarak yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, peşin alınan harçların istek halinde yatırana geri verilmesine, 19.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy