(818 S. K. m. 18)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 9.10.1998 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 3.5.2001 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, 9.10.1998 tarihli dilekçesi ile noter satış vaadi sözleşmesi ve muvazaa iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemiştir.
Davalılar vekili, taşınmazların 4753 sayılı Kanuna göre takyitli olduğu dönemde yapılan noter sözleşmesinin geçersiz olduğu gibi sözleşme içeriğinde cayma şartı bulunduğu ve sonradan tapudan gerçek bir satış yapılması nedeni ile davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece dayanılan noter sözleşmesinde cayma şartı bulunduğu, tapudan diğer davalıya satış ile bu hakkın kullanılması nedeni ile davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine dairemizce 4.6.1999 tarihinde bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda dinlenen tanık beyanlarına göre muvazaa iddiasını ispatlayamadığı, tapudan yakın akrabaya satışın muvazaa olarak değerlendirilemeyeceği gibi, sözleşme içeriğinde cayma hakkının bulunduğu, bu hak kullanılarak tapudan yapılan satışta muvazaa iddiasının ispat edilemediği nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili hükmü temyiz etmiştir.
Dava, noter satış vaadi sözleşmesi ve muvazaa iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Dava konusu 459, 462, 687, 853 sayılı parsellerin 12.9.1985 tarihli noter satış vaadi sözleşmesi ile davalılar murisi tarafından davacıya satılıp sözleşme içeriğine göre taşınmazların davacıya teslim edildiği, halen davacının tasarrufunda bulunduğu, ancak 4753 sayılı Kanuna göre taşınmazların takyitli olması nedeni ile tapuda devir işleminin yapılmadığı anlaşılmaktadır. Satıcı murisin ölümünden sonra davalı mirasçıların 17.9.1998 tarihinde tapuda intikal işlemini yaptırıp aynı gün amcaları Salih ...nın, mirasçılar adına vekaleten hareket ile kendi damadı davalı Zeki ...ya tapudan yaptığı satış işleminin, taraflar arasındaki yakın akrabalık durumu da göz önünde bulundurulduğunda davalının bu satışın gerçek olduğuna dair savunması hal ve şartlara ve hayatın olağan akışına ters düşmektedir. Sözleşme ile taşımazların 1985 yılında davacıya teslim edilmiş olduğu, bu güne kadar taşınmazı alan ve kullanan kişinin müdahalesinin önlenmesini sağlamak için davalıların herhangi bir teşebbüsü bulunmadığı gibi yakın akrabalık durumu da gözetildiğinde 17.9.1998 tarihinde tapudan yapılan satışın muvazaalı olduğunun kabulü gerekir. Bu durum da son satışın muvazaalı olmadığını davalının ispat etmesi gerekir. Davalı da bunu ispatlayamadığından davanın reddine dair verilen karar usul ve kanuna aykırı olup hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 05.11.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy