(743 S. K. m. 661)
Dava: Davacı tarafından davalı aleyhine 8.5.1999 gününde verilen dilekçe ile komşuluk hukukuna aykırı davranışın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.7.2001 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, komşu taşınmaz maliki davalının, yaptığı binada kendi tarafına bakan pencereler açtığını, ayrıca dinamo ve hortum ile evinin önüne ve dükkanlarına su verdiğini ileri sürerek, el atmanın önlenmesi ve pencerelerin kapatılması isteminde bulunmuştur.
Davalı, davacıya zarar verecek herhangi bir eyleminin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının yaptığı binada projeye aykırı olarak davacı taşınmazına sıfır mesafede demir doğrama camekanların yapıldığı ve ışıklık konulduğu, sınırda olan pencere ve ışıklığın yasal olmadığı gerekçesiyle bunların kapatılmasına, dinamo ile su atılmasının önlenmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Dava, Medeni Kanunun 661. maddesi uyarınca komşuluk hukukuna aykırı davranışın giderilmesi isteğine ilişkindir. Anılan madde mülkiyet hakkının kullanılmasına, komşuluk hukuku ilkeleri uyarınca sınırlandırma getirmiş, mülkiyet hakkının kullanımında komşuya karşı, hoşgörü sınırlarını aşan ve ona zarar verecek her türlü eylem yasaklanmıştır.
Somut olayda, davalının, davacı taşınmazına akıttığı suların davacıya zarar verdiği sabittir. Pencere ve ışıklığın kapatılması kararına gelince, davacı ve davalı taşınmazları sınırında yer alan davalının yaptığı binanın pencere ve ışıklığı projeye aykırı yapılmıştır. Projeye aykırılık tek başına el atmanın önlenmesine karar vermeyi gerektirmez. Çünkü projeye aykırı yapı, başkasının mülkiyet sınırları içine girmediği, pencere ve ışıklıkların komşuluk hukukunun gerektirdiği katlanma ve hoşgörü sınırlarını aşacak şekilde komşuya zarar vermediği sürece, el atmanın önlenmesi davasına konu olamaz.
Davalının açtığı pencere ve ışıklık, projeye aykırı yapılmış ve yasal olmadığı sabit ise de, bu ancak, idari makamların yapacakları işlemlere konu olabilir. Yukarıda açıklanan, mülkiyet alanına el atma ya da komşuluk hukukuna aykırılığı gerektiren bir durumun varlığı saptanmadan, bu yönde de davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, 26.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy