(743 S. K. m.671) (1086 S. K. m.388, 389)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 10.8.2000 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davalı Mehmet .... yönünden davanın kabulüne, diğer davalılar yönünden reddine dair verilen 10.5.2001 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı Mehmet ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, 311 parsel sayılı taşınmazının genel yola bağlantısı olmadığını ileri sürerek, davalılara ait 312, 313 ve 314 parsel sayılı taşınmazların uygun yerinden geçit hakkı kurulmasını istemiştir.
Mahkeme, davacının taşınmazı lehine davalı Mehmet .......a ait 313 parselden geçit hakkı kurulmasına, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar vermiş, hükmü davacı vekili ve davalı Mehmet ...... vekili temyize getirmiştir.
Dosya kapsamına, toplanan delillere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazı ile davalı Mehmet ..... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Dava, Medeni Kanunun 671.maddesi gereğince geçit hakkı kurulması isteğine ilişkindir. Bu davalarda geçit kurulacak yerin miktarının tam ve kesin olarak belirlenmesi ve geçit yerinin bedelinin de buna göre hesaplanması, bundan sonra da HUMK.nun 388 ve 389. maddeleri göz önüne alınarak, hüküm kısmında talep sonuçlarından her biri hakkında taraflara yüklenen borç ve hakların birer birer, açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak ve infaz
edilebilir şekilde gösterilmesi gerekir. Hükme dayanak yapılan 5.4.2001 tarihli krokide 313 parselin güneysınırı boyunca kırmızı ve yeşil boyalı yerlerden davacı parseli lehine geçit hakkı kurulmasına karar verilmiş ise de; kırmızı ve yeşil boyalı kesimlerin ayrı ayrı yüzölçümleri ve her ikisinin toplamı ile oluşan miktar net olarak hesaplanmamış ve gösterilmemiştir. Bu eksikliğin teknik bilirkişiye yeniden düzenlettirilecek krokide açık bir şekilde gösterilmek suretiyle yerine getirilmesi sağlanmalı ve geçit yerinin bedeli de buna göre tespit ettirilmelidir.
Hüküm, bu haliyle HUMK.nun 388.maddesinde gösterilen hususları içermediğinden ve infaza elverişli olmadığından, bu yön gözetilerek bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı Mehmet ......... vekilinin yerinde görülen temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, 9.11.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy