(3402 S. K. m. 12) (1086 S. K. m. 427) (4342 S. K. m. 3) (766 S. K. m. 31) (HG. 23.11.1988 T. 1988/1-825 E. 1988/964 K.)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 2.3.1994 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve mera olarak sınırlandırma istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 21.12.2000 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı köy muhtarlığı, tapulama sırasında davalılar adına tespit edilen 925 parsel sayılı taşınmazın doğusundaki yaklaşık 929 dönümlük kesimin köylerine ait mera olduğunu ileri sürerek bu kesimin tapusunun iptali ile mera olarak sınırlandırılmasını istemiştir.
Mahkemece, 3402 sayılı yasanın 12/3 maddesi gereğince hak düşürücü sürenin geçtiği ve davacı köyün kadim mera olduğundan bahisle dava açma hakkının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı köy muhtarlığı vekili tarafından temyize getirilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nun 23.11.1988 gün 1988/1-825 Esas 1988/964 sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, gerek yürürlükten kaldırılmış bulunan 766 sayılı yasanın 31/2 maddesi, gerekse 3402 sayılı yasanın 12/3 maddesi gereğince, özel mülkiyete konu olamayacak Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki mera, yaylak ve diğer kamu malları hakkında Hazine, Belediye ve köy tarafından açılacak davalarda 10 yıllık hak düşürücü süre uygulanmaz. Öte yandan; çekişmeli yerin mera olduğunun tespiti halinde yararlanma hakkı sahibi köyün böyle bir davayı açmakta hukuki yararı vardır. Mahkemece, bu yönler gözetilmeden yazılı gerekçe ile ret kararı verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle, yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 13.11.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy