(743 S. K. m. 918, 919, 920) (Tapu Sicil Tüzüğü m. 54, 58)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 19.12.2000 gününde verilen dilekçe ile Medeni Kanunun 650. maddesi gereğince temliken tescil, mümkün olmazsa tapuya şerh verilmesi, bu da mümkün olmazsa tazminat islenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 10.5.2001 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, müşterek miras bırakandan kalan 121 parsel sayılı taşınmaza iyi niyetle bina yaptıklarını ve ağaç diktiklerini ileri sürerek Medeni Kanunun 650. ve 655. maddeleri gereğince temliken tescil, bu mümkün olmazsa muhdesatın mülkiyetinin tespiti ve tapuya şerh verilmesini, bu da mümkün olmaz ise, muhtesatın değeri ile yapmış oldukları faydalı masrafların faizi ile birlikte tahsilini talep etmişlerdir.
Davalılar Emine Oğuz ve Fatma Oğuz davanın reddini savunmuş, diğer davalı Hediye Keskin ise duruşmalara katılmamıştır.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacılar vekili tarafından temyize getirilmiştir.
Dosya kapsamına, toplanan delillere ve kararın dayandığı kanuni sebeplere göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Medeni Kanunun 918, 919 ve 920 maddeleri ile Tapu Sicil Tüzüğünün 54. 58. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, Medeni Kanunun 918. maddesinde belirtilen ayni haklar. 919. maddesinde sayılan şahsi haklar, 920. maddesindeki taşınmaz malikinin tasarruf yetkisini sınırlayan işlemler ve muvakkat tescil hakkındaki işlemler tapuya şerh edilebilir. Bunların dışındaki bir hususun tapuya şerh edilmesi mümkün değildir. Ancak; tarafların usulünce dosyaya bildirdikleri deliller değerlendirilerek taşınmaz üzerindeki muhdesatın davacılar tarafından yapıldığının tespit edilmesi halinde, muhdesatın mülkiyetinin davacılara ait olduğuna dair tespit kararı verilebileceği düşünülmeden ve taraflara ait deliller toplanıp değerlendirilmeden yazılı gerekçe ile ret kararı verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle, yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 13.11.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy